<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?> <?xml-stylesheet title="XSL formatting" type="text/xsl" href="/atom.xsl" ?> <feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="en"> <title>BİZİM GASTE</title> <link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/atom.xml"/> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/" /> <subtitle>GÜNLÜK, BAĞIMSIZ, POLİTİKA, BİLİM, KÜLTÜR, SANAT VE DÜŞÜNCE DERGİSİ</subtitle> <updated>2008-08-20T10:14:08+03:00</updated> <rights>All Rights Reserved blogSpirit</rights> <generator uri="http://www.blogspirit.com/" version="5.0">blogSpirit.com</generator> <id>http://bizimgaste.blogspirit.com/</id>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>Filografi Sanatı ?</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/20/filografi-sanatı.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-20:1613176</id> <updated>2008-08-20T10:11:17+03:00</updated> <published>2008-08-20T10:11:17+03:00</published>   <category term="05-...SANATLAR" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Filografi Ortadoğu'da doğmuş ve Avrupa'dan Uzakdoğu'ya kadar yayılmış...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/00/ad654711bee31875ef19c5b31595e216.png&quot; id=&quot;media-237069&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;ad654711bee31875ef19c5b31595e216.png&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Filografi Ortadoğu'da doğmuş ve Avrupa'dan Uzakdoğu'ya kadar yayılmış ancak yapımının zor olduğu düşüncesiyle yok olmaya yüz tutmuş bir el sanatıdır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çivi ve Tel… İkisinin maharetli ellerde şekillendiği bir el sanatı; filografi…&lt;br /&gt;
Çivilerin arasından tellerin geçirilmesi ile objelere estetik görünüm kazandırılması işlemi olarak tanımlanan filografide, belli örgü teknikleri kullanılarak hat yazıları, simetrik desenler, amblemler, çiçekler ve çizgi film karakterleri panolar haline getirilebiliyor. Yeteri kadar uygulanmadığı için giderek yok olan bir sanattır.&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/b58164b47941cd0b55a8367b10fec361.jpg&quot; id=&quot;media-237070&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;b58164b47941cd0b55a8367b10fec361.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>Karadeniz ısınıyor</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/karadeniz-ısınıyor.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-19:1612660</id> <updated>2008-08-19T12:51:14+03:00</updated> <published>2008-08-19T12:51:14+03:00</published>   <category term="00-MANŞET" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     ABD, Rusya'ya ''askeri mesaj'' vermeyi hedefliyor. Kafkaslar’da Rusya...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/01/7e398fbcc376380b763770e9df7ebd9e.jpg&quot; id=&quot;media-236709&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;7e398fbcc376380b763770e9df7ebd9e.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;ABD, Rusya'ya ''askeri mesaj'' vermeyi hedefliyor. Kafkaslar’da Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan savaş, ABD-Rusya ilişkilerini gerdi. ABD, “Rusya’ya mesaj vermek” hedefiyle Karadeniz’e donanma gemilerini gönderiyor. Washington, Ankara’dan resmi talepte bulundu. Amerikan CNN televizyonu, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'dan bir yetkilinin, ABD'nin, insani yardım amaçlı donanma gemilerini Karadeniz'e gönderme amacıyla Türkiye'den izin almak üzere görüşmeler yaptığını söyledi. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CNN televizyonunun haberine göre, Pentagon  ABD, Karadeniz'e göndermek istediği donanma gemileri için Türkiye ile görüşüyor. Habere göre, Türkiye'den izin çıktığı takdirde, iki donanma gemisinin Karadeniz'e gönderilmesine ilişkin duyuru resmen yapılacak. Bu duyurunun hemen yarın çıkabileceği de haberde belirtildi. CNN Pentagon muhabiri, bu gemilerin insani yardım amacı taşıdığı ancak bir bakıma, ''askeri mesaj'' vereceği yorumunu da yaptı. ABD'de McClatchy gazeteler grubu ABD'nin iki donanma gemisinin Boğazlardan geçişi için izin istediğini ve Türkiye'nin izin vermediğini iddia etmişti. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği basın sözcüsü Kathy Schallow, AA'ya yaptığı açıklamada, ABD'nin Türkiye'den henüz böyle bir izin talebinde bulunmadığını belirtmişti. CNN'in haberinde, aynı Pentagon yetkilisinin, Rusya'nın, Gürcistan'daki ayrılıkçı bölgelerden çekilmeye başladığına dair hiç bir işaret bulunmadığı yönündeki sözleri de aktarıldı. </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>'Tezkere Krizini Hatırlatıyor'</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/tezkere-krizini-hatırlatıyor.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-19:1612658</id> <updated>2008-08-19T12:48:31+03:00</updated> <published>2008-08-19T12:48:31+03:00</published>   <category term="01-HABERLER" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Evrim Bunn / Washington 
 
7 Ağustos tarihinde patlak veren...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/00/1e3bc484e8430cf1065e9a4449e52e9a.gif&quot; id=&quot;media-236707&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;1e3bc484e8430cf1065e9a4449e52e9a.gif&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Evrim Bunn / Washington&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7 Ağustos tarihinde patlak veren Gürcistan-Rusya krizi Washington’un gündeminde ilk sırada. Uzmanlar, Azerbaycan ve Ukrayna için de tehlike çanları çaldığını düşünürken Türkiye’nin de Rusya’ya karşı ABD ile daha yakın işbirliği yapmasını öneriyorlar. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Washington’daki, muhafazakar eğilimli Heritage Vakfı’nda düzenlenen Gürcistan -Rusya savaşı konulu toplantıda uzmanlar Türkiye’nin Rusya’ya karşı batı ile daha yakın işbirliği içinde olması görüşünü dile getirdi. Toplantıda konuşan Heritage Vakfı Rusya ve Avrasya Uzmanı Doktor Ariel Cohen, Türkiye’nin Amerikan hastane gemisinin Karadeniz’e girişine izin vermemesini ‘kötü hatıraların canlanması’ şeklinde yorumladı. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye ile Amerika arasında Irak savaşının başlangıcında yaşanan tezkere krizini hatırlatan Heritage Vakfı uzmanı Cohen, ortak ülke olarak Türkiye’nin ABD’yi daha fazla desteklemesi gerektiğini söyledi. </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>Sırbistan'da 'Medine'nin Mücevheri' toplatıldı</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/sırbistan-da-medine-nin-mucevheri-toplatıldı.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-19:1612654</id> <updated>2008-08-19T12:45:23+03:00</updated> <published>2008-08-19T12:45:23+03:00</published>   <category term="05-...SANATLAR" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Sırbistan'da Amerikalı gazeteci Sherry Jones'un Medine'nin Mücevheri...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/01/01/a553dfc5f72ca7e564c8e822ba6ef394.jpg&quot; id=&quot;media-236706&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;a553dfc5f72ca7e564c8e822ba6ef394.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Sırbistan'da Amerikalı gazeteci Sherry Jones'un Medine'nin Mücevheri adlı tartışmalı kitabı, Müslümanların uyarısı üzerine toplatıldı. Kitapta, Muhammed Peygamber'in genç yaşta evlendiği eşi Ayşe'yle ilişkisi hikaye ediliyor ve cinsel ayrıntılara yer veriliyor. Amerika'nın ünlü yayınevi Random House, tepkilerden çekinip, kitabı ülkede basmama kararı almıştı. Medine'nin Mücevheri'ni basma kararı alan tek yayımcı, Sırbistan'daydı. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kitabın 1000 kadar Sırpça baskısının yapıldığı ve kitapçılara gönderildiği bildirilmişti. Ancak kitabı dağıtan Sırp şirketi BeoBook kitapçılardan, Medine'nin Mücevheri'ni raflarından kaldırmalarını istedi. Şirketin, ülkedeki Müslüman liderlerin baskısı üzerine böylesi bir karar aldığı belirtiliyor. BeoBook şirketi yetkililileri, kararları sonrası, Sırbistan'da yaşayan Müslümanlardan da özür dilediler. Sırbistan'da, Müslüman cemaatinin önde gelen isimlerinden müftü Muammer Zukorliç Medine'nin Mücevheri adlı kitabı, büyük tepki çeken Muhammed Peygamber'in karikatürleriyle kıyasladı. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Muammer Zukorliç, B 92 Televbizyonu'na yaptığı açıklamada, Medine'nin Mücevheri'ne atfen, &quot;Bu, tüm Müslümanların kutsal değerlerine saygısızlık için içinde herşeyin yapıldığı bir çalışmadır&quot; dedi. Kitabın yazarı Sherry Jones Muhammed Peygamber'in eşiyle harika bir aşk hikayesi olduğunu, Muhammed Peygamber'e saygısızlığının söz konusu olmadığını söylüyor. </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>DÜŞÜNÜR MÜYDÜNÜZ ?</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/duşunur-muydunuz.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-19:1612653</id> <updated>2008-08-19T12:43:25+03:00</updated> <published>2008-08-19T12:43:25+03:00</published>   <category term="13-FOTOGRAF" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     </summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/02/a2b25183e2f8447f5e84c38887f282dc.jpg&quot; id=&quot;media-236705&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;a2b25183e2f8447f5e84c38887f282dc.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>VANGA KEHANETLERİ !</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/vanga-kehanetleri.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-19:1612647</id> <updated>2008-08-19T12:36:39+03:00</updated> <published>2008-08-19T12:36:39+03:00</published>   <category term="02-KORSAN BİLDİRİ" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Vangelia Pandeva Dimitrova 
 
Donemin, Osmanli Imparatorlugu altinda...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/00/a6bc11cf3eced09ae756a24baa539024.jpg&quot; id=&quot;media-236701&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;a6bc11cf3eced09ae756a24baa539024.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Vangelia Pandeva Dimitrova&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Donemin, Osmanli Imparatorlugu altinda olan Bulgaristan'da (simdiki konumu ile Makedonya Cumhuriyeti) 30 ocak 1911 de dogdu. 13 yasinda yagmur seline kapilip toprak altinda kaldi ve iki gozu de iltihaplanip kapandi. yani tamamen gorme engelli. gelecegi goruyor fakat kaderi degistiremiyor. Dokundugu herhangi bir nesneyi butun ayrintilariyla tarif edebiliyor, bastigi toprakta yillar once ne olaylar gectigini bilebiliyordu. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
turkce kaynak : &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href=&quot;http://epik.8m.com/kehanet/madyum.htm&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://epik.8m.com/kehanet/madyum.htm&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cocuklugundan beri yaptigi kehanetlerle cevresinde taninan Vanga Dimitrova'nin nami arttikca devletin gercek bir kurumu olarak calismaya baslamistir. Sofya Parapsisizm ve Telkin bilim Kurumu'nda Vanga Dimitrova ile gorusmek isteyenlerin randevulari ayarlanir, sorulan sorular, yapilan aciklamalar ve kehanetler dosyalanmaktadir. Gorusme ucretleri toplanarak parapsikolojik arastirmalari destekleyen devlet butcesine gider. Dimitrova ise devletten aylik maas almaktadir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1996 yilindan bu yana resmi bir devlet memuru olarak kehanetleri bulunan Dimitrova'nin kehanetlerinin % 80'inin dogru ciktigi saptanmistir. Bu kehanetlerini nasil gerceklestirdigine yonelik calismalar da yilardir devam etmektedir. Kehanette bulunurken etrafinda olusan enerji alanlari, kehanetlerle oteki duyular disi idrak yetenekleri arasindaki iliski, beyninin diger insanlardan farkli calisip calismadigi ve psikolojik durumu surekli inceleme altindadir. Ancak butun bu calismalar belirli bir olgunluga ulasmadigi gerekcesiyle henuz aciklanmamistir.&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/0b47a63eaac4fd14b88add2a14c72f4c.jpg&quot; id=&quot;media-236702&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;0b47a63eaac4fd14b88add2a14c72f4c.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
orjinal kaynaklar :&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href=&quot;http://epik.8m.com/kehanet/madyum.htm&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://en.wikipedia.org/wiki/Baba_Vanga&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href=&quot;http://epik.8m.com/kehanet/madyum.htm&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://ru.wikipedia.org/wiki/%D0%92%D0%B0%D0%BD%D0%B3%D0%B0&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1989 yilinda bir rus tv'sine yaptigi konusmada; &quot;iki celik kus, kulelere carpacak gokyuzu aydinlanacak&quot; (11 eylul 2001 saldirisini) ve &quot;Kursk su altinda kalacak ve butun dunya arkasindan aglayacaktir&quot; (1995'de yapilan ve 2000 yilinda batarak 118 rus askerine mezar olan denizalti) diye kehanetlerde bulunmustur. 1940-1945 yillari arasinda da (ki daha ikinci dunya savasi yeni bitmistir) bugunleri anlatan bir kehanetde bulunmustur ki vay halimize...!  asagida oldukca ilginc aciklamalari bulunan Baba Vanga'nin kehanetlerinin bazilarinin  dogru ciktigini kabul edersek ...!?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
isin en aci tarafi da gunumuzde bile devletlerin bu tur kahinlerden, surekli -ama dogru ama yalan- bilgi almasi. &lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/b59bd2885d419ddcd1f1a01a857acaa6.jpg&quot; id=&quot;media-236703&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;b59bd2885d419ddcd1f1a01a857acaa6.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;1989 yilda yapilan bu konusmanin isguzar rus gazeteciler tarafindan kronolojisi cikartilarak yazilmis yazinin bir kismini cevirmeye calisacagim. &lt;/strong&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;2008 - 4 ulkenin 4 devlet baskanina suikast girisiminde bulunulacak ve bu 3.dunya savasinin baslama nedenlerinden biri olacak. dunyada surekli kargasalar yasanacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2010 - 3.dunya savasi kasim 2010 da baslayacak ve ekim 2014 yilina kadar surecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011 - Radyoaktif dalgalarinin yogunlasmasi yuzunden hayvanlar ve bitkiler yok olma noktasina gelecek. Musluman ulkeler kimyasal savas ile avrupalilari yok edecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2014 - insanligin yarisi deri ve diger organlarin kanser hastaligi ile bogusacak. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2016 - avrupa nufusu yari yariya azalacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2018 - dunyanin yeni hakimi Cin'e gececek ve ekonomik olarak Cin cok guclenecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2023 - dunyanin yorungesinde hafif bir degisiklik olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2025 - avrupa da nufus daha da azalacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2028 - tukenen petrol ve diger yeralti kaynaklarinin yerine yeni bir enerji kaynagi bulunacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2043 - Musluman bir devlet yeniden avrupanin tek hukumdari olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2046 - tedavi edilmeyecek organ kalmayacak. gelistirilern yeni buluslarla hatali, hastalikli organin yerine yenisi (birebir) yeniden yapilacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2076 - butun dunyada &quot;sinifsiz&quot; komunizm sistemi yerlesecek&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2084 - tabiat kendini yenileyecek&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2088 - butun hastaliklar bir kac saniyede tedavi edilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2097 - cabuk yaslanmanin onune gecilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2167 - yeni bir din &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2299 - fransiz partizanlar islam dinine karsi ayaklanacaklar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2304 - ay'in sirri (gizemi cozulecek)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3797 - конец света - end of the world - dunyanin sonu... baska bir gezegende insan yapimi yeni bir hayat baslayacak.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt; </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>Mimar Sinan'in Şifresi</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/mimar-sinan-in-şifresi.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-19:1612648</id> <updated>2008-08-19T12:42:14+03:00</updated> <published>2008-08-19T12:35:00+03:00</published>   <category term="10-TARİH" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>      Gelin size Sinan'ın,  Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/01/b160210b943a2b30e0f3822a06ab804e.jpg&quot; id=&quot;media-236704&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;b160210b943a2b30e0f3822a06ab804e.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt; Gelin size Sinan'ın,  Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını anlatayım. Sizleri, büyük ustanın  kalfalık eserim dediği Süleymaniye'nin şifreleriyle tanıştırayım. Akıllara  durgunluk verecek gizemli bir yolculuğa çıkmaya hazır  olun.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
   Süleymaniye Camii,   Kanuni Sultan Süleyman tarafından imparatorluğun gücünü ve görkemini  göstermek adına inşa ettirildi. Bu görev, tarihin en büyük ustası  Mimarbaşı Sinan'a verildi. Camii ve külliyesi 7 senede bitirildi. Ancak 7  yıllık bu uzun süre Kanuni'nin canını sıkmıştı. Sinan'ın yapıyı neden bir  türlü açmadığını anlamamıştı. O sırada her taraftan da dedikodular yağmaya  başladı Sultan'a. 'Sinan caminin ortasında oturuyor ve nargile  tüttürüyor' dediler Muhteşem Süleyman'a. Kanuni durumu kendi  gözleriyle görmek için bir ikindi vakti Süleymaniye'ye  gitti.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
   Muhteşem yapının içine  girdiğinde Sinan tam da söylendiği gibi caminin ortasında oturmuş  nargilesini tüttürmekteydi. Sultan gözlerine inanamadı. Tok sesiyle ve  bütün haşmetiyle ''Bu ne iştir Mimarbaşi'' diye haykırdı. Oysa  Mimar Sinan'ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. İçtiği sadece suydu. Usta  mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye  çalışıyordu. Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaştıracağını hesaplıyordu. Bunun için Anadolu'nun değişik köşelerinden  65 tane dev turşu küpü getirtti.  Bu küpleri içleri boş, ağızları  dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi. Amacına ulaşmıştı  Mimarbaşı. Sesi, yüzlerce metrekarelik mekanın her köşesine, en iyi  şekilde yaymayı başarmıştı. Kanuni de, Sinan'ın niyetini anlamış, ustasını  hemen bağışlamıştı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
    Mimar Sinan yapının içine bir  de hava koridoru inşa etti. Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda,  Süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu. Sinan, bu kandillerden  çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta  kapının üzerine küçük bir odacık yaptırdı. Binanın değişik köşelerine  açtığı oyuklardan giren  islerin bu odada toplanmasını  sağladı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
   Şaşırdınız değil mi? Durun,  daha bitmedi: Ve adına da İs Odası denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Sinan. Odada toplanan islerden, dönemin en  kaliteli mürekkebini damıttı. Süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o  muhteşem kalem işleri, yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan  isten damıtılan o mürekkeple yapıldı.  Tekrar altını çiziyorum,  bunlar günümüzden 458 yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle  yapıldı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
    Son bir şifre daha  var.. Hani oyuklar var dedim ya isin bir odada toplanmasını sağlayan, hava  akımını içeri alan. Dışarıya çıkıp o iki oyuktan içeriye baktığınızda,  birinden caminin içindeki Allah, diğerinden ise Muhammed yazılı dev  levhaları görürsünüz. Ayrıca Süleymaniye'nin hangi köşesini, hangi  duvarını, hangi açısını ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah  kelimesinin ve katlarının çıktığını görürsünüz.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
   Alın işte size sırlarla,şifrelerle dolu bir mabet. Da Vinci şifresini yaya bırakacak bir maharet. </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>ENERJİ HATLARI ÜZERİNDE TÜRKİYE...</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/18/enerji-hatlari-uzerinde-turkiye.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-18:1612040</id> <updated>2008-08-18T12:00:48+03:00</updated> <published>2008-08-18T12:00:48+03:00</published>   <category term="01-HABERLER" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Türkiye iki yeni projeyle, enerji koridoru olma yolunda hızla ilerliyor....</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/01/00/e94c7c22f1affc81b49ec6bd13b1ec24.jpg&quot; id=&quot;media-236313&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;e94c7c22f1affc81b49ec6bd13b1ec24.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Türkiye iki yeni projeyle, enerji koridoru olma yolunda hızla ilerliyor. Mavi Akım ve Kerkük-Yumurtalık’a paralel yapılacak iki ‘kardeş gaz hattı’, enerjide Türkiye’nin konumunu daha da güçlendirecek. İşte Türkiye’nin stratejik değerini artıran projeler: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mavi Akım: Türkiye Rusya’dan gazı bu proje ile alıyor. Rusya’dan Samsun’a ulaşan hattın 396 kilometresi Rusya, 392 kilometresi ise Karadeniz’in altında. Şimdi bu hatta paralel yeni bir hat inşa edilecek. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nabucco: Azeri ve İran gazı bu hatla Avrupa’ya ulaşacak. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk-Yunan gaz hattı: Bu hattan Yunanistan gaz almaya başladı. Sonraki yıllarda Hazar ve İran gazı da Avrupa’ya bu hattan gidecek. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Trans Anadolu (Samsun-Ceyhan): Çalık ve İtalyan Eni ortaklığında yürütülen projenin temeli geçen yıl atıldı. Proje Kazak petrollerini Samsun’dan Ceyhan’a ulaştıracak. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BTC Hattı: Bakü’den Ceyhan’a uzanan ve Azeri petrolünü dünyaya ulaştıran hattan her gün dünya tüketiminin yüzde 1’i sevkediliyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kerkül-Yumurtalık: Irak işgalinden bu yana sürekli bombalanıyor. Çoğu zaman kapalı. </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>Dönerin Avrupa'daki Başarısı</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/18/donerin-avrupa-daki-başarısı.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-18:1612033</id> <updated>2008-08-18T11:55:10+03:00</updated> <published>2008-08-18T11:55:10+03:00</published>   <category term="01-HABERLER" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Cem Dalaman / Berlin 
 
Türk döner sektörü AB ülkelerinde yılda 4...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/b7a622b5dde8419db3437ff5c1491917.gif&quot; id=&quot;media-236309&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;b7a622b5dde8419db3437ff5c1491917.gif&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Cem Dalaman / Berlin&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk döner sektörü AB ülkelerinde yılda 4 milyar 200 milyon Euroluk bir ciro yapıyor. Üzerinde zaman zaman bozuk et skandalı gibi kara bulutlar dolaşsa da, hiçbir şey döneri tahtından indiremiyor. Nitekim Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre, ayaküstü yemek yiyen Almanların yüzde 34'ü döneri tercih ediyor. Peki döner Avrupa'ya nasıl girdi. Türkiye'de dönen bu lezzet yumağını buraya getirmek ilk kimin aklına geldi? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Döner Avrupa'nın, başta da Almanya'nın vazgeçilmez fastfood yiyecekleri arasında. Türkiye'de göremeyeceğiniz çoklukta döner büfeleri; yani 'imbiss'ler ülkenin en ufak yerleşim yerine kadar açıldı ve iyi de işliyor. Gittikçe büyüyen sektör Almanya'da hatırı sayılır bir istihdam sağlamaya ve ciro yapmaya başladı. Öyle ki Almanya'da günde 400 ton döner satılıyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AB ülkelerinde ise döner sektöründen doğrudan yada dolaylı olarak pay alan insan sayısı 300 bine yakın. Bu başarı hikayesinin babası ise Berlinli Kadir Nurman. 1971 yılında Berlin'de açtığı büfesinin Türkiye dışında açılan ilk dönerci olduğunu belirten Nurman, daha o zamanlar dönerin zaferine inandığını anlatıyor. İster dürüm ister ekmek içi, ister soslu ister sossuz, soğanlı domatesli salatalı salatasız.... Döner Almanya'da insanların ayaküstü atıştırmalarında ilk akıllarına gelen gıda. Kadir Nurman, aradan geçen 37 yılda dönerin beklentilerinin çok üzerinde bir yol katettiğini, sadece Almanya değil, tüm Avrupa'yı fethettiğini söylüyor ve döner sektörünün geleceği daha da parlak diyor. Dönerin Türkiye'den binlerce kilometre uzakta Berlin'de başlıyan dünya yolculuğunda, bu lezzet yumağını tadanlara afiyet olsun demek kalıyor geriye. </content> </entry>  <entry> <author> <name>BİZİM GASTE</name> <uri>http://bizimgaste.blogspirit.com/about.html</uri> </author> <title>İsveç'in imajı: Sarışınlar ve geyikler</title> <link rel="alternate" type="text/html" href="http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/18/isvec-in-imajı-sarışınlar-ve-geyikler.html" />  <id>tag:bizimgaste.blogspirit.com,2008-08-18:1612031</id> <updated>2008-08-18T11:53:25+03:00</updated> <published>2008-08-18T11:53:25+03:00</published>   <category term="01-HABERLER" scheme="http://www.blogspirit.com/ns/types#category" />    <summary>     Osman İkiz / Stockholm, İsveç 
   
İsveç deyince aklınıza ne gelir...</summary> <content type="html" xml:base="http://bizimgaste.blogspirit.com/"> &lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/01/00/2c780b04d0a98f2b24262da3667dec9a.jpg&quot; id=&quot;media-236308&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;2c780b04d0a98f2b24262da3667dec9a.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Osman İkiz / Stockholm, İsveç&lt;br /&gt;
  &lt;br /&gt;
İsveç deyince aklınıza ne gelir diye sorulunca ''Volvo'' denirdi bir zamanlar. Sonra politik figür olarak Olof Palme akla gelirdi. Sanatla ve özellikle sinemaya meraklı olanlar için İngmar Bergman, film ve tiyatro dünyasının ilahı sayılırdı. Volvo, Palme, Bergman dünyada birer marka haline gelmişlerdi ama İsveç deyince hemen hemen herkesin aklına ilk gelen sarışın mavi gözlü kadınlardı. Dünya son yirmi yıl içinde çok değişti. Volvo artık otomobillerin kralı değil. Palme'nin adını anan yok. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir yıl önce ölen Ingmar Bergman'ın adı da pop dünyasının gürültüleri arasında duyulmaz oldu ama İsveç'in sarışın mavi gözlü güzel kadınları hala tahtlarını korumakta. Her yıl dünyanın belli başlı kentlerinde kadınlar üzerine araştırma yapan Amerikan Travelers Digest adlı dergi, bu yıl Başkent Stockholm'u dünyanın en hoş, en güzel kadınlarının yaşadığı kent seçti. Haziran ayında bütün dünya basınında yer alan bu haber hala zihinlerdeyken yeni bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Anket yöntemiyle yapılan araştırmada soru ''İsveç deyince aklınıza ne geliyor?'' idi. Fransızlar arasında bu soruya en belirgin yanıt ''Sarışın mavi gözlü kadınlar'' oldu. Araştırmayı yapan Visit Sweden adlı İsveç'e daha fazla turist çekmek için turizm politikasında strateji geliştiren resmi bir kurum. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Sarışın mavi gözlü kadınlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu kurumun İngiltere, Almanya, Fransa ve Hollanda'da anket yoluyla yaptırdığı araştırmaya göre Almanlar da İsveç deyince öncelikle geyikleri düşünüyorlar. İngilizler için ise İsveç demek temiz ve düzenli bir ülke anlamına geliyor. Hollandalılara göre de İsveç herkesin özgürce yaşadığı bir barış ülkesi. Visit Sweden'ın araştırması açıklanınca gazeteler haberlerine ''İsveç'in dışarıdaki imajı geyikler ve sarışınlar'' diye ya da benzeri başlıklar attılar. Araştırmada herkesin ifade ettiği ortak İsveç imajı ise bu ülkenin soğuk ve karla kaplı olduğu yolunda. Tabii bu imaj malumun ilanı anlamına geldiğinden gazetelerde başlığa çıkmadı. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;'Mühendis kafalı millet'&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İsveç hakkında yabancıların imajı ne kadar ilginç ise, böyle bir araştırmanın turizm politikası için taşıdığı önem ve geliştirilen strateji de o kadar ilginç. Visit Sweden, turizm politikasını paralı turistleri çekme stratejisine göre planlıyor. Araştırma bu yüzden Avrupa'nın dört zengin ülkesinde yapıldı. Bu ülkelerden gelen turist sayısını artırabilmek için de öncelikle o ülkelerdeki İsveç imajını ve beklentileri öğrenmek ve ona göre yatırım ve reklam yapmak istiyorlar. İsveç bu turizm politikasında çok başarılı. Örneğin İsveç'in soğuk oluşunu olumluya çevirmenin yollarını arıyorlar. Bu strateji çerçevesinde, İsveç'in kuzeyinde haski köpekleriyle çekilen kızaklarla otantik Lapon köylerine geziler düzenleniyor. Dünyada ilk Buz Hotel'in kurulması da bu stratejiye dayalı. Böylelikle soğuk ve karlı ülkeye bir de egzotik atmosfer kazandırılmış oluyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İsveçliler için &quot;mühendis kafalı millet&quot; denir. Turizm politikasındaki detaylı ve ince hesapların, Ericsson telefonlarındaki mühendislik çalışmasını aratmayacak ustalıkta olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın sonucu tabii her yıl turizm gelirlerine yansıyor. Örneğin her tarafı tarih ve kültür hazinesi, güneşi, denizi, kumu ve yemekleriyle ünlü Türkiye’nin geçen yılki turizm geliri 14 milyar dolar. Oysa denizine girilmeyen, güneşin arada sırada yüzünü gösterdiği, yazlık turistlerin bile yanlarına şemsiye almadan gelmediği İsveç'in geçen yılki turizm geliri ise 22 milyar Euro (yaklaşık 33 milyar dolar). İsveç'in turistleri çekme başarısında geyikler ve sarışınlar kadar turizm mühendisliğinin başarısını görmemek mümkün değil. </content> </entry>  </feed>