26/06/2008

ROBERT DE NIRO YENİ FİLMİNDE ‘TÜRK’ OLUYOR!

31df84a9291de22380d35ca1e28d2a0a.jpg
TURKISHNY.COM

Robert De Niro’nun ‘Türk’ lakabıyla rol alacağı film daha şimdiden dikkatleri çekmeyi başardı. Hollywood'un en ünlü aktörlerinden Robert De Niro ve Al Pacino, yıllar sonra biraraya geliyor. ''Dürüst Katil - Righteous Kill'', 12 Eylülde ABD ile aynı anda Türkiye'de de vizyona girecek. Robert De Niro ve Al Pacino’nun yakın arkadaşı olan, ''Kızıl Köşe'', ''Kızarmış Yeşil Domatesler'', ''88. Dakika'' gibi filmleriyle tanınan Jon Avnet’in yönettiği filmin senaryosunu ise Russell Gewirtz kaleme aldı. Filmde, New York polis departmanına bağlı iki emektar dedektifin (Robert De Niro ‘Türk’ ve Al Pacino) yasadışı işler yapan ve kendince huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmesini konu alıyor.


Robert De Niro'nun yapımcılık şirketi olan Tribeca Film Şirketinin eski Başkanı Brad Epstein'in ortakları olan Mehmet Çelebi ve Bjorn Rebney ile görüşen TurkishNY; Robert De Niro'ya neden "Türk" lakabının kullanıldığını sordu. TURKISHNY’ın Mehmet Çelebi ve Bjorn Rebney ile yaptığı De Niro hakkındaki kısa röportajda De Niro’nun daha önce Türkiye’ye geldiği ve ülkemizi çok sevdiği vurgulandı. Mehmet Çelebi ve Bjorn Rebney, De Niro’nun rahmetli Ahmet Ertegun ile ahbap olduğu ve Başbakan Recep tayyip Erdoğan ile bir akşam Ertegun'un evinde beraber yemek bile yediklerini hatırladığını söyledi.

Bu filmdeki "Türk" lakabının gerçekte onunla alakası olmadığını, ingilizcede "Türk" kelimesinin bazen "maço" veya "mert" erkekler için kullanıldığını belirtti. Böyle bir rolü canlandırmış olmaktan son derece memnun. Ayrıca Mehmet Çelebi ve Bjorn Rebney; ‘Ortaklarımızla geçen ay Matthew McConoughy, Jennifer Garner ve Michael Douglas ile bir film bitirdik. Şimdi Türkiye’de çekeceğimiz film için hazırlıklar yapıyoruz ve yazın sürpriz projelerimiz var. Bunlarla ilgili açıklamalar yapacağız yakında.’ açıklama yaptılar.

15:12 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

24/06/2008

BİR ZAMANLAR DEMİREL'İMİZ VARDI !

6cce81ca087a06fd0828a9c1e82b4913.jpg
TÜRK SİYASİ HAYATI ÇOK RENKLİ SİYASİLERLE DOLU VE ONLARIN ÖYLE LAFLARI VAR Kİ KİMİ FIKRA NİYETİNE ANLATILIYOR, KİMİ “BU KADAR DA OLMAZ” DEDİRTİYOR. BU SİYASİLERİN EN ÜNLÜSÜ İSE SÜLEYMAN DEMİREL… İŞTEN ONDAN İNCİLER…

60’LI YILLAR… KIBRIS MESELESİ NEDENİYLE İNGİLTERE’YLE TÜRKİYE’NİN ARASI KÖTÜ. TAM DA BU SIRADA DEMİREL İNGİLTERE’YE ZİYARETE GİDİYOR. DÖNÜŞTE GAZETECİLERLE ARASINDA GEÇEN DİYALOG İSE ŞÖYLE:
-EFENDİM, NEDEN İNGİLİZ DIŞ İLİŞKİLER BAKANI’NIN ELİNİ SIKTINIZ?
-NERESİNİ SIKACAKTIM KARDEŞİM?

DEMİREL BAŞBAKAN. 12 ADA KONUSUNDA YUNANİSTAN İLE YİNE SORUN YAŞANMIŞ, KARŞILIKLI KILIÇLAR ÇEKİLMİŞ. ERTESİ GÜN KABİNE TOPLANMIŞ VE TOPLANTI UZUN SAATLER SÜRMÜŞ. DIŞARIDA GAZETECİLER MERAKLA YAPILACAK OLAN AÇIKLAMAYI BEKLİYOR:
- SAYIN BAŞBAKAN, YUNANİSTAN EGE DENİZİ'NİN BİR YUNAN GÖLÜ OLDUĞUNU İDDAA EDİYOR. CEVABINIZ NE OLACAK?
- EGE BİR TÜRK GÖLÜ DEĞİLDİR. EGE BİR YUNAN GÖLÜ DE DEĞİLDİR. EGE ZATEN BİR GÖL DE DEĞİLDİR!!!

DEMOKRASİLERDE ÇARE TÜKENMEZ.

BENZİN VARDİ DA BİZ Mİ İCTİK?
SÜLEYMAN DEMİREL’İN, ZAMANINDA BENZİN YOKLUĞU HAKKINDA KENDİSİNE GAZETECİLERDEN YÖNELEN SORULARA VERDİĞİ EFSANEVİ CEVAP.
BU CEVAP ŞÖYLE DEVAM ETMİŞTİR: SU MU DAHA DEĞERLİDİR BENZİN Mİ? TABİİ Kİ SU, BENZİN İÇİLMEZ AMA SU İÇİLİR.

BEN ALTI KERE GİTTİYSEM YEDİ KERE GELDİM:
BAŞBAKANKEN BİR PROGRAMDA KENDİSİNE 'SİZİ O BULUNDUĞUNUZ YERDEN ALTI DEFA İNDİRDİLER, HALA ORADA NASIL DURUYORSUNUZ?' DİYEN GAZETECİYE

BEŞİKTAŞ'I NİYE SORMUYORSUN? (KENDİSİNE FENERBAHÇEYİ Mİ, YOKSA GALATASARAYI MI TUTTUĞUNU SORAN MUHABİRE CEVABEN)

KIRIKKALE’DE CEPHANE FABRİKASI PATLAMIŞTIR. NEDEN ÖNLEM ALINMADIĞI GAZETE MANŞETLERİNİNDEN İNMEZKEN DEMİREL KENDİ USLÜBUYLA OLAYI DEĞERLENDİRİR:
KİMİN AKLINA GELİR PATLAYACAGI?

BEN BİR GÜN EVİMDE OTURURKEN ÇANKAYA'YA ÇIKAYIM DİYEREK ÇIKMADIM.

DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜNDÜR.

DUYGU ASENA'NIN İLK POPÜLER OLDUĞU DÖNEMLERDE KENDİSİNE KONU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ SORULDU. CEVAP:
'BUNUN İCABI VARDIR VEYA YOKTUR BU AYRI BİR MESELE… İCABI YOKSA FUZULİ BİR ŞEY YAPILMIŞ OLMAZ YİNE DE… İCABI VARSA FEMİNİZİM FEVKALADE BİR ŞEYDİR'

YOLLAR YÜRÜMEKLE AŞINMAZ:
DEMİREL BU SÖZÜ, 8 KASIM 1968’DE AP ANKARA İL KONGERİSİNDE SOKAKLARA DÖKÜLEN HALK İÇİN SÖYLEMİŞTİR. DAHA SONRA DA “KİMSE BENİ YANLIŞ ÇIKARMAK İÇİN , BAKALIM YOLLAR YÜRÜMEKLE ESKİR Mİ DİYEREK DAHA FAZLA YÜRÜMEMİŞTİR' DİYE GELİŞTİRMİŞTİR.

1 ŞUBAT 1978, AP GENEL BAŞKANI, ANA MUHALEFET PARTİSİ LİDERİ: HÜKÜMETİN BAŞINI KONTRGERİLLANIN NE OLDUĞUNU VE NEREYE BAĞLI OLDUĞUNU AÇIKLAMAYA DAVET EDİYORUM?

24 KASIM 1990, DYP GENEL BAŞKANI, ANA MUHALEFET LİDERİ: HUKUK DEVLETİNDE BU TÜR ÖRGÜTLERE YER YOKTUR. PARLAMENTO'NUN BU TOPLUMSAL TEHLİKEYE, HUKUK DIŞILIĞA VE DEVLET İÇİNDEKİ BU GİZLİ ÖRGÜTLENMEYE KARŞI ÇIKMASI BİR GÖREV HALİNE GELMİŞTİR

24 ŞUBAT 1993, BAŞBAKAN: KONTRGERİLLA TARTIŞMASI KADAR TÜRKİYE'DE HAVANDA SU DÖVÜLEN BİR KONU YOKTUR. DENİYOR Kİ, ARAŞTIRALIM. O ZAMAN HER ŞEYİ ARAŞTIRALIM, YARIN GÜNEŞ DOĞACAK MI DİYE ARAŞTIRALIM'

MUHABİR: EFENDİM, DERİN DEVLET NEDİR?
DEMİREL: DERİN DEVLET, NORMAL DEVLETİN RAYDAN ÇIKMIŞ HALİDİR.


GENE BİR KIŞ PKK KENDİ KENDİSİNE ATEŞKES İLAN ETTİĞİNDE O VAZGEÇİLMEZ ÜSLUBUYLA DEVLETİN BAKIŞ AÇISINI ÇOK GÜZEL ÖZETLER:

“KAN DÖKEN İNSANLAR ‘BİZ KAN DÖKMEKTEN VAZGEÇTİK’ DERLERSE, ‘İYİ YAPTINIZ, ALIN SİZE BİR MÜKÂFAT VERELİM’ DENMESİ MÜMKÜN DEĞİL. KAN DÖKEN İNSANLARA ‘AMAN VAZGEÇMEYİN, KAN DÖKMEYE DEVAM EDİN’ DEMEK DE MÜMKÜN DEĞİL. KAN DÖKEN İNSANLAR BUNDAN VAZGEÇERLERSE, BU İYİ OLMADI DEMEK DE MÜMKÜN DEĞİL.”

DEMİREL'İN ESKİ TAYFASININ BULUNDUGU BİR ORTAMDA BİR GAZETECİ SORAR
GAZETECİ: SAYIN DEMİREL, TÜRKİYE'NİN DURUMUNU TEK KELİMEYLE ÖZETLER MİSİNİZ?
DEMİREL: İYİ..
HERKES ŞAŞIRIR, DEMİREL MEVCUT DURUMA İYİ DEMİŞTİR SONUÇTA. AMA DEVAM EDER.
DEMİREL: AMA İKİ KELİMEYLE ÖZETLEMEMİ İSTERSENİZ 'İYİ DEĞİL'..

ÜNİVERSİTE ZİYARETLERİNDEN BİRİNDE SOL GÖRÜŞLÜ BİR ÖĞRENCİ DEMİREL’İ SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞIR.
- TÜRKİYEDE YAPILAN HER TÜRLÜ İŞİ SAHİPLENMEK GİBİ BİR ADETİNİZ VAR…
- SEN NERDE OTURUYORSUN?
- NİYE Kİ? KADIKÖYDE!
- HAH İŞTE BURAYA HER GÜN GELMEK İÇİN ÜSTÜNDEN GEÇTİĞİN KÖPRÜ VAR YA
- EE EVET
- ONU İŞTE BEN YAPTIM!

TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİNE GİRMEK İÇİN TARİH ALMA KONUSUNU ŞU FIKRAYLA DEĞERLENDİRMİŞTİR:
'AVRUPA BİRLİĞİ'NE GİRMEK İSTEYENLER SINAVA ALINIYOR. BULGARİSTAN SINAVA GİRİYOR, 'ATOM BOMBASI NE ZAMAN ATILDI' DİYE SORULUYOR. '1945' DİYOR, 'GEÇTİN' DENİYOR.
DAHA SONRA ROMANYA SINAVA GİRİYOR. 'ATOM BOMBASI NEREYE ATILDI' DENİYOR, 'JAPONYA' DİYOR, 'SEN DE GEÇTİN' DENİYOR.

TÜRKİYE'YE SIRA GELİNCE 'ATOM BOMBASI ATILDIKTAN SONRA ÖLENLERİN İSİMLERİ, SOYADLARI, DOĞUM YERLERİ, MESLEKLERİNİ SÖYLE' DENİYOR.
ŞARTLAR NE KADAR AĞIR OLURSA OLSUN TÜRKİYE VE AVRUPA SIKINTILARI AŞACAKTIR VE TÜRKİYE, AB'NİN TAM ÜYESİ OLACAKTIR.'

TÜRBANLILAR ARABİSTAN’DA OKUSUN

DEVLET SEÇİM SONUÇLARINA GÖRE GEREKEN TEDBİRLERİ ALIR

'2006 BAŞINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ FIRSATLAR/RİSKLER' OTURUMUNUDA REEL OLARAK TL'NİN DEĞERLİ OLDUĞU, BUNUN CARİ İŞLEMLER AÇIĞI VE DIŞ TİCARET ÜZERİNDE ZORLUKLAR YARATTIĞI KONUŞULUYOR.
DEMİREL DE BU KONUDA AYNI DÜŞÜNÜYOR VE FİKRİNİ ŞÖYLE AÇIKLIYOR:

- GÜÇLÜ TL'Yİ GÜREŞE Mİ GÖNDERECEKSİNİZ?

GALİBİYETİN SAHİBİ ÇOKTUR, MAĞLUBİYETİN SAHİBİ YOKTUR. YENİLGİ YETİMDİR

ERZURUM DEPREMİNDE DEMİREL’İN MÜHENDİSLİĞİNİ YAPTIĞI BİNA YIKILMIŞTIR. DEMİREL’İN BUNA CEVABI ŞÖYLE OLUR: O BİNA 35 YIL AYAKTA DURDU DİYE KİMSE TAKDİR ETMİYOR DA, NİYE YIKILDI DİYE HERKES ELEŞTİRİYOR

ÜNİVERSİTE TOPLANTILARINDAN BİRİ. ÖĞRENCİ TERS KÖŞEYE YATIRACAK BİR SORU SORDU:
- SİZİN ZAMANINIZDA X YAPILINCA Y KÖTÜYE GİTTİ, Y YAPILINCA X KÖTÜYE GİTTİ. BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ'
SORU ÖYLE TERS BİR SORUYDU Kİ X VEYA Y’DEN BİRİNİ ÖVECEK OLSA, DİĞERİNİ KÖTÜLEMİŞ OLACAKTI.
DEMİREL HİÇ İSTİFİNİ BOZMADAN CEVAP VERDİ:
- SORUNUN YANLIŞ SORULMASI, CEVABI YANLIŞ KILAR!

11:46 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

19/06/2008

Öğrenci evi demek...

18a23286d201e720097d071b76f6d54b.jpg
Öğrenci evi demek, bir eve ait tum tabuların yıkılabilirliği demektir. Posterler ve duvar saati tavanda durur, portakal kasasında plaklar, en metalcilerin evinde bile dallı güllü koltuk örtüleri, balkonda depozitosu bir kirayı karşılayacak kadar boş efes şişeleri, üst daireden kaçak çekilmiş kablolu tv, mutfakta biri diğerine hiç benzemeyen bir yıgın tabak ve promosyon harry potterli ya da bira markası amblemli bardaklar, yerdeki siyah minderlerle tezat evin demirbaşı koca kollu avizeler, her odada minimum yirmi beş yaşında olan farklı farklı perdeler, dikey ve yatay tıkıştırılmış kitaplarla ve onlardan kalan yere konulmuş yarısı yakılmış mumlar, bir iki kızılderili kartpostalı, kinder ya da toto oyuncağı, ne alırsan bir milyoncudan dayanamayıp alınmış tornavida seti ya da kerpeten, tuvalette muhakkak bir iki dergi, tuvalet kapısında yaratıcılığa bağlı bir iki uyarı ya da bilgilendirme notu.
Öğrenci evi zil sesinin gunun her saati duyulabileceği, istiab haddinin tahmin edilemediği ve bir gece uyumak için kalan insan sayısı rekorunun sürekli yeniden kırıldığı neşeli ve samimi bir ortamdır.

Öğrenci evinde kimse kül döktü diye utanmaz. Öğrenci evinin her köşesinde yatılabilir. her saat kalkılabilir. kahvaltı 16.00' da öğlen yemeği 22,00 de ve akşam yemeği de 03,45 de yenebilir. normal evlerin tersine faturalar senede dört ya da altı kez ödenir. Bu ödemeler arası bazı günler, mum ışığında muhabbetle ve camiden su taşırken hem eğlenmek hem küfretmekle geçer. öğrenci evinde hep fazladan giysi olur. Gelen unutur giden unutur, kocaman bir misafirden kalan eşyalar listesi olur.
e30c48c097538086a193e0e3914750bc.jpg
Öğrenci evinde 24 saat kesintisiz muhabbet olur. vardiyalıdır, yorulan gider yatar yerini uyanan alır. öğrenci evi, king demektir, tabu demektir, risk demektir, efes fıçı demektir, kirli çarşaflarda huzurlu uyku demektir. sen bacısın ben kardeş yirmi kişi aynı odada uyuyabilmek demektir. perdelerdeki sarı sigara dumanı lekelerine bakıp görmemektir.

Öğrenci evi, bes sene elektrik süpürgesi ile tanışmasa dahi asla tozlanacak kadar yalnız kalmayan evdir. öğrenci evi, öğrencilikten çıktıktan sonra kıymeti onbine katlanan bir gençlik ateşi şöminesidir. artık bir okulda kaydın yoksa ama ssk' da sicil numaran varsa, ne kadar kasarsan kas ne o gümüşlüğünü tek kolonlu roadstar marka dandik müzik setiyle değiştirebilirsin ne de o yağlıboya tabloyu indirip, duvarına bantla dünyayı kurtaran adamı yapıştırabilirsin.

Öğrenci evi dört ila on yıllık bir saltanat sarayıdır. bunu evden mezun olmayan anlamaz!

10:06 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

04/06/2008

BAZI TÜRK ÖLÇÜ BİRİMLERİ

09b20664ac93c52b379212176ce9ec10.jpg
1. 'Abi geçen bi balık yakaladık nah kolum gibi'
2. 'Muhsin abi geçen bi woofer almışım öküz gibi ses çıkarıyo. Mukemmel abi'
3. 'kaç karış?'
4. Yol tarifinde bir ölçü birimi olarak yüz metre.
1 yüz metre = 300 metre
5. kedi kadar fare
6. Başarılı bir Türk aşçı, Fransa'da bir luks otele transfer edilir.
Diger aşçılara bazı tarifler öğretmesi gerekmektedir. geçerler ocağın başına, bizimki başlar:
- bir tutam maydonoz,
-bir tutam karabiber,
-yetecek kadar su...
Fransiz dayanamaz sorar:
- bunlarin bir ölçüsü yok mu?
-bizimki terslenir:
- ben ne diyorum? bir tutam olacak demedim mi?
7. 'g.. kadar' gibi söylendiğinde sadece Türkler'in anlaması muhtemel, hatta bazen Türk olanların dahi anlamakta zorluk çektiği ve sizin karşınızdaki kişinin nasıl bir ortamda yetiştiği, sosyo kültürel yaşantısı gibi konularda derin tespitler yapmanıza sebebiyet veren ölçü birimleridir.
-kac metrekare lan senin ev.?
-g.. kadar ya. ....
8. Ayrıca yön tariflerinde de çığır açmış olmaları kaçınılmazdır.
-ne tarafta abi bu dükkan.-şeyimin istikametinde., gibi.
9. Bir demet maydanoz.
10. İki tutam karabiber.
11. Bir diş sarımsak.
12. Bir avuç fındık.
13. Bir tepeleme çay kaşığı tuz.
14. Bir silme çay kaşığı tuz.
15. İki rekât namaz.
16. Bir adım yol.
17. Bir dünya iş.
18. Bir araba laf. vs.
19. Aşure kazanı
20. Kafam kadar
21. Burdan sana kadar, bilemedin kapıya kadar .
22. Bir de bunların trakya insanına özgü olanları vardır ki, genelde revaçta olmama nedenleri nezaketsizliktir:
iki güzel örneği:
Küçük ev = bülbül büzüğü kadar
Yenilen az yemek = kedi ç... kadar bişey yedim .
23. Üç kalem mal.
24. İki satır yazı.
25. Bir tek rakı.
26. İki duble rakı.
27. Beş posta ... vs.
28. Alabildiğince un.
29. Kasıktan dize kadar....
30. Türk'ün kendisi ölçü birimidir: Türk kadar kuvvetli, bir Türk dünyaya bedel
31. Kavgaya giderken 'bir kamyon adam' toplanır, sayı belirtmek icin uygun bir sıfattır.
32. Çok uzakta: taa anasının ..minda
33. Çok uzakta: Allah'ın unuttugu yerde
34. Çok uzakta: Allahin s...tir ettiği yerde
35. İki bıyık bükümü sağa
36. Üç evlek ileri
37. Bir zaman ölçüsü olarak sigara:
- Hadi ne zaman gidiyoruz?
- Sigaram bitince gideriz.
38. Bir cimcik un,
39. Bir fiske tuz,
40. Göz alabildiğine geniş...

11:30 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

28/05/2008

DİKKAT HADDİNDEN FAZLA GÜLDÜREBİLİR BUNLAR !!!

d1d6346db2ded953626246f976c129c5.jpg
İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' İşte o an, aradığım kız bu dedim.

Bilinçli tüketim, bilinçli üretimle olur: 18.000 YTL kredi kartı borcum olduğunu öğrenen babamın ilk tepkisi; 'Keşke korunsaydım'

6. His filmini izledin mi dedim. Hayır ama çok övdüler dedi. Bende filmin CD'si var, istersen vereyim izle, ben de çok beğendim dedim. Şimdi izlersem bir şey anlamam, ilk 5 tanesini izlemem lazım önce dedi. Sustum. Gülmedim bile. Artık görüşmüyoruz.

Evlenmeyi düşündüğü erkek arkadaşının 'benden önce biriyle oldun mu?' sorusuna, 'buraya gelmeden önce mi?' cevabını vererek evlilik umutlarını magmalara atan hatunun gerçek sarışın olduğunu söylememe bilmem gerek kaldı mı?

Geçenlerde köyde komşunun evinin önünden geçiyordum. Yaşlı amca hanımına şöyle dedi: 'Hanım suyu ısıt; olursa olur olmazsa çay demleriz.' Hala gülmekteyim.

Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun 'maalesef annenizi kaybettik'demesiyle annelerinin öldüğ ünü öğrenemeyen(!) bunun yerine 'ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!' deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur...

Her zaman canım, aşkım diyen kocacığım, Ramazan geleli beri orucu bozulmasın diye bana kanka' diyor ya..

Önümüzde ilerleyen tankerin üzerindeki 'DANGER' yazısını görüp de 'Allah'ın akıllısı, tanker yazacağına danger yazmış' diyen ve arkasından kahkahalarla gülen teyzemi nerelere göndersem acaba?

Bu zamana kadar hiçbir şeyi alkışlatamamıştım kısmet bugüneymiş. Lütfen o büyük alkışlarınız pilota 'Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım' diyen gurbetçi vatandaşımıza gelsin. Haberi gördüğümde ben öyle yaptım da.

Lütfen bir alkış da benim anneme zira kendisi geçen gün televizyonda zap yaparken, Aydın ve Fatih Ürek'i görünce, 'Ben bunları çok severim, mankenlerle falan dedikoduları çıkmıyor,terbiyeli çocuklar' dedi.

Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın güzel kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini küçükten büyüğe doğru saymasını istemişti. Sıralamayı aynen yazıyorum: 'Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı.'

Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen şöyle dedi: 'Gelin hanım köşede, isteyen takabilir.'

Arkadaşımın sevgilisi komiser... Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken; - 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or..pu var Tamam' diye bir telsiz anonsu gelmiş. Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin diğer ucundaki memura; - 'Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız' diye fırça atmış. On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş. - 'Komiserim malum kadınlar or..pu degilmiş Tamam'

Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp; - 'Bunlar taze mi?' diye sormuştu. Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı: - 'Yok abla, pil takıp oynatıyoruz'

13:13 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

12/05/2008

VAY ÇELİĞİN BAŞINA GELENLERE..!

Arçelik’in maskotu Çelik’in “Benim milyonlarca annem var!” kampanyası çerçevesinde 10 anneyle birlikte fotoğrafı çekilip gazetelere gönderildi. Milli Gazete, anneleri çok açık bulup rötuşla kapattı!
İki resim arasındaki fark
8b97948a271c961f19965cf29c131f53.jpg

Soldan sağa inceleme yapıldığında Arçelik’in maskotu Çelik hariç bütün herkese eklemeler yapıldığı hemen fark ediliyor.

İşte yapılan eklemeler
ba2498ef65dbe6f5b2be61a2b8d09d23.jpg

Soldan sağa doğru inceleme yapıldığında, ayakta duran bütün annelerin elbiselerinin kol boyu uzatılmış. Ayrıca sol baştan dördüncü annenin degajesine yani göğüs dekoltesine müdahalede bulunulmuş. Oturan anneler incelendiğinde ise sol baştaki annenin etek boyuna ekleme yapılmış.

11:25 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

07/05/2008

KONUMUZ: "GEMİCİK..!"

08606dd3c27d6e4d89a6fafc698d0069.jpg

11:12 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

28/04/2008

UYU Vatandas 'Türk Osman' Bey UYU !!!

c86ab8c7b85a4f87f4692b94ee44db30.jpg
Vatandas 'Türk Osman' Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmiyla gözlerini açti.

Puffy yorganini kaldirdi.

Hugo Boss pijamalarini çikarip Adidas terliklerini giydi.

WC'ye ugradiktan sonra banyoya geçti.

Clear sampuan ve Protex sabunuyla dusunu aldi.

Colgate ile dislerini firçaladi. Rowenta ile saçlarini kuruttu.

Bill's gömlegini ve Pierre Cardin takimini giydi. Lipton çayini içti.

Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi.

Citizen kol saatine bakti. Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline bindi.

Blaupunkt radyosunu açarak, rock müzigi buldu. Agzina bir Polo seker atti Sehrin göbegindeki Mega Center'daki ofisine varinca, Casper bilgisayarini çalistirdi.

Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy' dan Nescafe 'sini istedi.

Saat 10.00'a dogru açligini yatistirmak için Grisini yedi.

Öglen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti.

Ayaküstü, Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi.

C amel sigarasini yakip Star gazetesini karistirdi.
Aksam-üzeri is çikisi
Image Bar'a ugrayip JB 'sini yudumladi, sonra kösedeki Shopping Center'a ugradi.

Esinin siparis ettigi Persil Supra deterjan, Ace çamasir suyu, Palmolive sampuan, Gala tuvalet kagidi ,

Sprite gazoz ve Johnson kolonyayi alarak kasaya yanasti.

Bonus kartiyla faturayi ödedi.

Hafta sonu esi Münevver'le Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'lar dolasip Kinetix ayakkabi,

Lee Cooper blue jean satin aldi.

Aksam evde bir gazetenin verdigi TV Guide' a göz atan Osman Bey,kanallar arasinda zapping yaparak, First Class, Top Secret,Paparazzi gibi programlar izledi.

Ayni anda Outdoor dergisini karistirdi. Saat 22.00'ye dogru Show'da Türk dili üzerine panel basladi.

Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatip yatak odasina geçerken, kendini mutlu hissetti.

' Ne mutlu Türk'üm diyene!' diye gerindi ve uyudu.

Hala da uyuyor..

11:25 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this

19/04/2008

...HEMEN ÖNCESİ: PARİS / 1967

12:00 Posted in 11-HAYATIMIZ FİLİM... | Permalink | Comments (0) | Email this