<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="/rss20.xsl" media="screen"?>
<rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
<channel>
<atom:link href="http://bizimgaste.blogspirit.com/05-...sanatlar/index.rss" rel="self" type="application/rss+xml" />
<title>BİZİM GASTE - 05-...sanatlar</title>
<description>GÜNLÜK, BAĞIMSIZ, POLİTİKA, BİLİM, KÜLTÜR, SANAT VE DÜŞÜNCE DERGİSİ</description>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/05-...sanatlar/</link>
<lastBuildDate>Tue, 25 Nov 2008 15:08:17 +0200</lastBuildDate>
<generator>blogSpirit.com</generator>
<copyright>All Rights Reserved</copyright>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/23/hadi-çaman-vefat-etti.html</guid>
<title>Hadi Çaman vefat etti</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/23/hadi-çaman-vefat-etti.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 10:25:00 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/00/0a94835a680efa62e8db9f8fcb4c9d72.jpg&quot; id=&quot;media-251830&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;0a94835a680efa62e8db9f8fcb4c9d72.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;NTV-MSNBC&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk tiyatro ve sinemasından bir yıldız daha kaydı. ALS teşhisi konan tiyatro sanatçısı Hadi Çaman (65) İstanbul Ziverbey’de kaldığı özel bakımevinde kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. İSTANBUL - Sinema ve tiyatro sanatçısı, yönetmen ve yazar Hadi Çaman, 65 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçı yakalandığı ALS hastalığı nedeniyle bir süredir tedavi görüyordu. Hadi Çaman için bugün Teşvikiyedeki tiyatrosunda bir tören düzenlenecek. Çaman, Teşvikiye Camisinde kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığında toprağa verilecek... &lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;Doğa Huzur ve Bakımevi sahibi Levent Cebir, 15 Mayıs tarihinden itibaren bakımevlerinde kalan Çaman’ın bugün saat 18.30 sıralarında kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle fenalaştığını ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak saat 19.00 sıralarında vefat ettiğini açıkladı. &lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/01/29de01e0cf4dda28f579c998cd1b6fb3.jpg&quot; id=&quot;media-251831&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;29de01e0cf4dda28f579c998cd1b6fb3.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;Hadi Çaman, 13 Ocak 1943’te Kastamonu’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu kentte Abdurrahman Paşa Lisesi’nde tamamlayan Çaman, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim gördü. Daha sonra Belediye Konservatuvarı’nda eğitim gören Çaman, 1962 yılında Dormen Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları’nın açtığı sınavı kazanarak, Altın Yumruk adlı oyunda profesyonel tiyatro oyunculuğuna başladı.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/96f68927b67ab058a4e440eee5be5715.jpg&quot; id=&quot;media-251832&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;96f68927b67ab058a4e440eee5be5715.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu, Miyatro (Müjdat Gezen) ve Şan Tiyatrosu gibi tiyatrolarda birçok oyunda rol alan Çaman, 1982 yılında Yeditepe Oyuncuları’nı kurdu. Çaman, 1982 yılından beri aralıksız olarak Nişantaşı’ndaki kendi tiyatrosunda sanat yaşamını sürdürmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiyatro dışında da çeşitli çalışmaları olan Çaman, çeviriler, uyarlamalar yaptı, oyunlar yazdı, yönetti. Döneminin tiyatro yaşamını konu alan bir kitap da yazan Çaman, birçok dalda kişisel ve tiyatrosu Yeditepe Oyuncuları adına sayısız ödüller kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çaman, 15 Aralık 2007 günü ALS hastalığı saptamasıyla oğlu Doç. Dr. Mehmet Efe Çaman’ın öğretim üyesi olduğu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakıma alınmıştı.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/19/raf-ın-kanlı-tarihi-beyaz-perdede.html</guid>
<title>RAF'ın kanlı tarihi beyaz perdede</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/19/raf-ın-kanlı-tarihi-beyaz-perdede.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 10:55:20 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/01/01/ac3189111faca19f74a900eaedbce40c.jpg&quot; id=&quot;media-249946&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;ac3189111faca19f74a900eaedbce40c.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Deutsche Welle, Ajanslar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RAF'ın romantik öğrenci hareketinden terör örgütüne uzanan hikayesi beyaz perdede. Radikal sol örgüt Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu RAF’ın hikâyesi beyaz perdeye taşındı. İlk gösterimi Münih'te yapılan &quot;Baader-Meinhof Komplex&quot; büyük ses getirdi. Aşırı sol örgüt Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu 70'li yılların başından itibaren yaklaşık 25 yıl boyunca pek çok silahlı eylem düzenledi. Örgüt, siyasetin ve ekonominin önde gelen isimlerinin de aralarında bulunduğu 30'dan fazla kişinin öldürülmesinden sorumlu tutuldu. &lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;Örgütün kurucuları Andreas Baader, Ulrike Meinhof ve pek çok diğer örgüt üyesi yıllar içinde yakalandı ve yargılandı. 1977 yılında Alman işverenler konfederasyonu başkanı Hanns-Marin Schleyer'i kaçıran örgütün taleplerinden biri tutuklu bulunan örgüt üyelerinin serbest kalmasıydı. Alman devleti talepleri geri çevirdi. Bunun üzerine örgüt bir Lufthansa uçağını rehin aldı, ancak hükümet yumuşamadı. Hemen ardından, örgütün önde gelen üyeleri Andreas Baader, Jan-Carl Raspe ve Gudrun Ensslin hücrelerinde ölü bulundu. Bunun ardından, rehin tutulan Alman işverenleri başkanı Hanns-Martin Schleyer de öldürüldü. Örgüt üyelerinin intihar ettiği açıklandı, ancak ölümler tümüyle aydınlatılamadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir öğrenci hareketi olarak ortaya çıkan örgütün hikâyesinin işlendiği &quot;Baader-Meinhof Komplex&quot;, Almanya'da 25 Eylül'de seyirciyle buluşuyor. Film en iyi  Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu tarafından kaçırılıp öldürülen Alman İşverenler Konfederasyonu Başkanı Hanns-Martin Schleyer&lt;br /&gt;yabancı film dalında Oscar'ın favorilerinden biri olarak gösteriliyor.  Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu tarafından kaçırılıp öldürülen Alman İşverenler Konfederasyonu Başkanı Hanns-Martin Schleyer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Perde İran Şahı’na protestolarla açılıyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Baader-Meinhof Komplex&quot;, 2 Haziran 1967'de, dönemin İran şahının Almanya ziyaretine tepki amacıyla düzenlenen protesto sahnesiyle başlıyor. Eylemciler, en başta şahın terör rejimini barışçıl bir şekilde protesto ederler. Ancak saatler ilerledikçe ortam kızışır ve çıkan olaylar polis tarafından kanlı bir şekilde bastırılır. Bu sırada öğrenci Benno Ohnesorg bir polis kurşunuyla hayata veda eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olayın üzerinden altı ay geçer. Berlin Teknik Üniversitesi'nde yapılan Vietnam Kongresi sırasında öğrenci Rudi Dutschke binlerce arkadaşının önünde bir konuşma yaparak, herkesi ABD emperyalizmine karşı birlik olmaya çağırır. İki ay sonra ise Andreas Baader ve Gudrun Ensslin'in başını çektiği bir grup &quot;Vietnam'daki soykırımı&quot; protesto etmek amacıyla Frankfurt'taki alışveriş merkezlerine molotof kokteyli atar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Romantik öğrenci hareketinden terör örgütüne&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Filmden bir sahne: Andreas Baader (Moritz Bleibtreu) ve Gudrun Ensslin (Johanna Wokalek) &lt;br /&gt;Başrollerini Moritz Bleibtreu ile Martina Gedeck'in paylaştığı ve Stefan Aust'un çok satan kitabı “Baader Meinhof Komplex”ten uyarlanan filmde, radikal sol bir örgütlenme olan Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun bir terör örgütü haline gelişi gözler önüne seriliyor. Benno Ohnesorg'un öldürülmesi ya da örgütün beyinlerinden Anderas Baader'in yakalanması gibi sahnelerde ise gerçeğe mümkün olduğunca yakın bir anlatım dili yakalamak için, o dönem eylemcilerle ya da kurbanlarla yapılan röportajlar, fotoğraflar gibi araçlardan yararlanılıyor. Kitabı filme uyarlanan yazar Stefan Aust, geçmişi sorgulayan eserlerin geçmişin karanlık sayfalarını aydınlatabileceğini söyledi. Aust, &quot;bence, bu konuda yazılan bir kitap ya da yapılan bir film geçmişi aydınlatabilir. Bu kadar, daha fazlası değil&quot; şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Edel: &quot;Gençlik bizim yaşadıklarımızı görmeli&quot;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmen Uli Edel ise filmi hakkında şunları söyledi: &quot; Vietnam Savaşı'nı protesto etmek için on binlerce kişinin sokaklara dökülmesi, bizi duygusal olarak harekete geçirdi. Günümüz gençliğinin bunun görmesinin iyi olacağını düşünüyorum. O günlerde yalnızca kötü şeyler yaşanmadı, biz olan bitenle ilgiliydik ve duygusaldık. Bir şey başarmış olmayı istiyorduk. Gudrun Ensslin'in de en başta dediği gibi: Hiç bir şey yapılmamasına asla müsamaha gösteremem.&quot; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi, 20 ve 21 yaşındaki oğullarına kendisinin onların yaşındayken dünyayı nasıl gördüğünü anlatmak için çektiğini belirten Edel, &quot;60'lı yıllarda bizi eyleme geçmeye iten fikirlerimiz vardı. Örneğin, her şeyin değişebileceğine, toplumların değişebileceğine inanıyorduk; eğer gerçekten eyleme geçersek bir şeyleri değiştirebileceğimizi kavramış olmak bize güç veriyordu&quot; dedi.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/16/agatha-christie-nin-ses-kayıtları-bulundu.html</guid>
<title>Agatha Christie'nin ses kayıtları bulundu</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/16/agatha-christie-nin-ses-kayıtları-bulundu.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Tue, 16 Sep 2008 10:50:00 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/00/adf2e4dc41279af865e203e217ae455c.jpg&quot; id=&quot;media-248629&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;adf2e4dc41279af865e203e217ae455c.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Oliver Conway / BBC&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İngiliz polisiye romanının dünyaca ünlü ismi Agatha Christie ölümünden otuz yıl sonra okurlarına sesleniyor. Agatha Christie uzmanları ses kayıtlarının müthiş bir keşif olduğunda hemfikir. Christie'nin torunu, evindeki bir kutuda yazarın hayatı ve kitapları üzerine konuştuğu, on üç saatlik ses kayıtlarını buldu. Utangaçlığıyla tanınan ve medyaya çok az mülakat veren Agatha Christie, bu kayıtları otobiyografisini yazarken kendi kendine tutmuş. &lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;Torunu tozlu, eski püskü bir kutunun içinde, üzerine hiçbir şey yazılmamış bu teypleri bulduğunda, kutudaki kayıt cihazı da çoktan bozulmuş olduğundan bir süre nasıl bir hazine bulduğunu fark edememiş. Fakat Christie'nin torununun dinmeyen merakı sonunda meyvasını vermiş. Agatha Christie ve kitaplarını nasıl yazdığı konusunda birçok ipucu veren kayıtlar gün ışığına çıkmış. Agatha Christie, kayıtlarda &quot;Ölüm Çığlığı romanını nasıl yazdım, şimdi hiç hatırlamıyorum. Yani nerede, ne zaman ve nasıl yazdığımı hiç bilemiyorum. Niye yazdığımı da... Neden yeni bir dedektif tipi olarak, yani Miss Marple'ı yarattım onu da hatırlayamıyorum. O sırada, onun hayatım boyunca sürdüreceğim bir karakter olacağını kesinlikle düşünmemiştim. Helcule Poirot'ya rakip olacağını da henüz bilmiyordum.&quot; diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Agatha Christie, kitaplarındaki bu iki rakip dedektifi niye hiç karşılaştırmadığını da anlatıyor kendi kendine aldığı bu ses kayıtlarında. &quot;Okuyucular mektuplarında ısrarla, 'Poirot ile Miss Marple'ı karşılaştırmalısınız.' diyorlar. Ama niçin karşılaşsınlar ki? Eminim ki birbirlerinden hiç hoşlanmayacaklardır. Kendini beğenmiş bir adam olan Poirot, hiçbir şekilde başkasından akıl almaya, yaşlı bir kız kurusunun kendisine bir şeyler önermesine gelemez.&quot; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümünden otuz yıl sonra Agatha Christie, okurlarına da yanıt vermiş oluyor ses kayıtlarıyla. Christie uzmanları bunun müthiş bir keşif olduğunda hemfikir. Çünkü yazarın bugüne kalabilmiş çok az ses kaydı var. Christie'yi seven okurlar için ise bu keşif, bu utangaç, içine kapalı yazarın hayatı ve romanlarıyla ilgili sırların bir kısmını daha aydınlatacak eşsiz bir kaynak oluşturacak.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/09/woody-allen-opera-da-yonetti.html</guid>
<title>Woody Allen opera da yönetti</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/09/woody-allen-opera-da-yonetti.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 13:29:23 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/01/ecfb12ee02eff7907c39747573e985f8.jpg&quot; id=&quot;media-245190&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;ecfb12ee02eff7907c39747573e985f8.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;ABD'li film yönetmeni Woody Allen, opera yönetmenliğine soyundu. Tek perdelik komediyi, Woody Allen eski bir İtalyan filmi gibi ele aldı. Allen ilk opera yönetmenliği deneyimini, Los Angeles Operası'nın yeniden yorumladığı Giacomo Puccini'nin &quot;Gianni Schicchi&quot;siyle tattı. &quot;Gianni Schicchi&quot;, Puccini'nin üç farklı operadan oluşan &quot;Il Trittico&quot; eserinin komedi bölümü. &lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;Tek perdelik komediyi, Woody Allen eski bir İtalyan filmi gibi ele aldı. Beyazperdeye siyah-beyaz yansımalarla başlayan gösterim, seyirciden bol kahkaha aldı. Gösterimin sonunda, uzun süren alkışlara karşın, Woody Allen opera sanatçılarıyla birlikte seyirciyi selamlamaya çıkmadı. Los Angeles Operası, Allen'ın utangaçlığından ötürü selamlamaya çıkmadığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Associated Press ajansının eleştirmeni Ronald Blum, Woody Allen'ın &quot;ayrıntılara diğer birçok opera yönetmeninden daha çok özen gösterdiğini&quot; belirtti. Woody Allen'ı opera yönetmenliği yapmaya Los Angeles Operası'nın genel müdürü İspanyol tenor Placido Domingo ikna etmişti. Domingo, Allen'la bu proje hakkında dört yıl önce konuşmaya başladıklarını belirtmişti. Puccini'nin &quot;Il Trittico&quot; eserinin diğer iki bölümü Il Tabarro ve Suor Angelica da yönetmen William Friedkin tarafından sahneye konulmuştu.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/08/orhan-pamuk-turkiye-nin-ab-yolu-bloke-ediliyor.html</guid>
<title>Orhan Pamuk: Türkiye’nin AB yolu bloke ediliyor</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/08/orhan-pamuk-turkiye-nin-ab-yolu-bloke-ediliyor.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 10:12:05 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/00/00/7bc7955a5fe12fafa13caad176a781d6.jpg&quot; id=&quot;media-244586&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;7bc7955a5fe12fafa13caad176a781d6.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Deutsche Welle’ye konuştu. Pamuk, Türkiye’nin AB sürecinin, içeride ordu ve aşırı sağcılar; dışarıda da bazı Avrupa ülkelerinin gösterdiği direnç nedeniyle bloke edildiğini söyledi. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinin, ülkedeki aşırı sağcılar, kurulu düzen yanlıları ve ordu tarafından bloke edilmekte olduğunu düşündüğünü söyledi. Pamuk, son iki yılda AB sürecinin yavaşlamasında, bazı Avrupa ülkelerinin gösterdiği direncin de önemli payı olduğunu vurguladı. &lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;Deutsche Welle’nin sorularını yanıtlayan Pamuk, yaşanmakta olan tüm sorunlara karşın, Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olacağına inandığını vurguladı. Üç yıl önce Frankfurt’ta yaptığı konuşmada, “Türkiye’siz bir Avrupa ve Avrupa iddiası olmayan bir Türkiye düşünemediğini” ifade ettiğini anımsatan Pamuk şunları söyledi:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Ne yazık ki Türkiye ile Avrupa Birliği arasında devam eden müzakereler son iki yılda biraz yavaşladı. Belki; aşırı sağcılar, kurulu düzen yanlıları ve ordunun, üzücü bir şekilde Avrupa Birliği'ne giden yolu bloke etmelerinden.  Ve tabii ki Avrupa ülkelerinin gösterdiği direnç nedeniyle. Hepimizin bildiği gibi Almanya ve Fransa’nın muhafazakârları Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasına direnç gösteriyor. Yani bu konuda sorunlarla karşı karşıyayız ve iki yıl öncesindeki gibi aydınlık bir ortam yok. Ancak ben çok güçlü bir şekilde bu fikre inanıyorum. Türkiye’nin er ya da geç Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olacağına güçlü bir şekilde inanıyorum.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“İstanbul’suz bir hayat düşünemem”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk, &quot;aşırı milliyetçi ya da dinci grupların tehditlerinin, hayatına ve entelektüel yaşantısına etkisi olup olmadığı&quot; yönündeki soruya karşılık verirken, İstanbul’un kendisi için taşıdığı önemi vurguladı:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&quot;Fiilen korumalarla yaşamak zorundayım. Korumalarla yaşamak çok da sevimli bir durum değil. Ayrıca aşırı sağcı kesimler ile bazen gazeteler halen bana karşı saldırılar ve kampanya düzenliyor. Bu beni endişelendiriyor. (…) Ama ben buraya bağlıyım. İnsanlığa İstanbul’da tanıklık ettim. İnsanlığa dair bildiğim her şeyi İstanbul sayesinde öğrendim.  İstanbulsuz bir hayat düşünemem. Hikâyelerimde dünyayı İstanbul üzerinden anlatmaya devam edeceğim.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; “Ben sürgünde değilim”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar Orhan Pamuk, Columbia Üniversitesi’nde ders verdiğinden yılın yarısını ABD’de geçiriyor. Pamuk, sanatçılığı ile siyasi kişiliği arasında nasıl bir denge kurmaya çalıştığı sorusunu yanıtlarken, “sürgünde yaşayan bir yazar olmadığını” vurguladı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Beni bu şekilde tanımlamaya çalıştıklarında, ‘hayır ben sürgünde değilim” diyorum. İstersem, yılın 365 günü burada kalabilirim. Yılın 6 ayını New York’ta geçirmek güzel bir şey. Seyahat etmeyi de seviyorum…Bunun altını çizerek kendimi bir kurbana dönüştürmek istemiyorum. Belki de bunun bir nedeni, benim asla sömürge ve kurban olmamış bir kültürden geliyor oluşum. Ben kendimi uluslar arası güçlerin ya da Türk devletinin kurbanıymışım gibi göstermeyi sevmiyorum. Kendi ayaklarım üzerinde duruyorum, kitap yazmayı seviyorum, mutluyum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapları en az 58 dile çevrilen Orhan Pamuk’un son romanı Masumiyet Müzesi, Türkçe baskısını beklenmeden Almanca’ya çevrildi. Pamuk, 15 Ekim’de başlayacak, Türkiye’nin onur konuğu olduğu Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılış konuşmasını yapacak.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/05/medine-nin-mucevheri-yayımlanacak-mı.html</guid>
<title>&quot;Medine'nin Mücevheri&quot; yayımlanacak mı ?</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/05/medine-nin-mucevheri-yayımlanacak-mı.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 18:45:00 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/bf503d0630bf639eaab9ec24a388a291.jpg&quot; id=&quot;media-243581&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;bf503d0630bf639eaab9ec24a388a291.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;BBC&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı gazeteci Sherry Jones'un, Muhammed Peygamber'in eşi Ayşe'yle ilişkisini anlatan, Medine'nin Mücevheri adlı tartışmalı kitabın gelecek ay İngiltere'de yayımlanacağı açıklandı. Kitapta cinsel ayrıntılara yer verilmesi Müslümanların sert tepkisine neden oldu. Bilim adamları ve Müslüman din adamları da kitabın gerçeği yansıtmadığı ve İslam tarihini yanlış yorumladığını söylüyorlar. Kitap, daha önce Amerika Birleşik Devletleri'nde yayıncı şirket tarafından geri çekilmiş ve Sırbistan'da basıldıktan sonra toplatılmıştı. Medine'nin Mücevheri adlı kitap aslında daha yayımlanmadan tartışma yarattı. &lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;Amerika'daki yayınevi, kitabın Müslümanların tepkisine neden olabileceği ve karikatür krizindeki gibi bir şiddet dalgasına yol açabileceği kaygısıyla kitabı yayımlamaktan vazgeçti. Daha sonra kitabı basmaya Sırbistan'daki bir yayın evi talip oldu ve kitap 1000 adet basıldı. Ancak, Sırbistan'daki Müslüman din adamları, kitabın İslamın kutsal değerlerine saygısızlık ettiğini belirttiler. Ve kitap bu ülke de kitapçıların raflarından kaldırıldı. Peygamberin genç yaştaki eşi ile ilişkisini konu alan kitabın bundan sonraki adresi ise İngiltere. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kitap gelecek ay piyasaya sürülecek. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tartışmalı kitaplarla adını duyuran yayınevinin sözcüsü, hikâyenin ciddi bir araştırmaya dayandığını ve Peygamber ile eşinin aşkının harika bir anlatımı olduğunu söylüyor. Kitabın yazarı Sherry Jones da, bu ilk roman denemesinde, aslında İslam dinine ve Muhammed Peygamber'e saygılı olduğunu ve kitabının kültürler arasında bir köprü kurmasını hedeflediğini söylüyor. Ancak, örneğin Amerika'daki Teksas Üniversitesi'nden Profesör Denis Spelberg, gibi İslam tarihi çalışan bazı bilim adamları, kitap'ta tarihin bilinçli bir şekilde yanlış yorumlandığını belirtiyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın basımı, Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri kitabı ile Danimarka'da yayımlanan Muhammed Peygamber karikatürleri ile karşılaştırılıyor. Bugün haber ajansları, İngiltere dışındaki ülkelerden yayınevlerinin de kitabın basım hakkını satın aldığını ve Amerika'dan da henüz ismi açıklanmayan bir yayınevinin kitabı basmaya aday olduğunu aktarıyorlar.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/02/800-yıl-once-omer-hayyam-dan.html</guid>
<title>800 yıl önce, Ömer Hayyam’ dan …</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/09/02/800-yıl-once-omer-hayyam-dan.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Tue, 02 Sep 2008 10:21:55 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/01/00/82361d58e8a1cdaab7733e06cfa319f4.jpg&quot; id=&quot;media-241986&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;82361d58e8a1cdaab7733e06cfa319f4.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;'Irmaklarından şaraplar akacak' diyorsun&lt;br /&gt;Cennet-i âlâ meyhane midir?&lt;br /&gt;'Her mümin’e iki huri' diyorsun&lt;br /&gt;Cennet-i âlâ kerhane midir?&lt;br /&gt;* * *&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tanrı bize cennette vaat ettiği şarabı&lt;br /&gt;Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?&lt;br /&gt;Bir sarhoş Arap, devesini vurmuş Hamza’nın&lt;br /&gt;Peygamber de yasak etmiş Arap’a şarabı&lt;br /&gt; * * *&lt;br /&gt;Beni özene bezene yaratan kim? Sen.&lt;br /&gt;Ne yapacağımı da yazmışsın önceden.&lt;br /&gt;Demek günah işleten de sensin bana&lt;br /&gt; o zaman nedir o cennet cehennem?&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Kim senin yasanı çiğnemedi ki söyle?&lt;br /&gt;Günahsız bir ömrün ne tadı kalır söyle.&lt;br /&gt;Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen eğer&lt;br /&gt;Seninle benim aramda ne fark kalır ki söyle&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Tanrı bizi çamurdan yarattığında&lt;br /&gt;Biliyordu bu dünyada ne isimiz olacak&lt;br /&gt;İşlediğim günahlar hep onun emriyledir&lt;br /&gt;O halde cehennemde beni niçin yakacak?&lt;br /&gt; * * *&lt;br /&gt;İsyan edip karşında duracağım, neredesin?&lt;br /&gt;Karanlığı, ışığa yoracağım, neredesin?&lt;br /&gt;İbadete karşılık cenneti alacaksam&lt;br /&gt;'Bağış mı ticaret mi' diye soracağım, neredesin?&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Kör cehalet çirkefleştirir insanları.&lt;br /&gt;Suskunluğum asaletimdendir.&lt;br /&gt;Her lafa verecek bir cevabım var elbet. &lt;br /&gt;Lakin bir lâfa bakarım laf mı diye, &lt;br /&gt;Bir de söyleyene bakarım adam mı diye&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt; Dünya üç beş bilgisizin elinde&lt;br /&gt;sanırlar ki tüm bilgiler kendilerinde&lt;br /&gt;üzülme, eşek eşeği beğenir&lt;br /&gt;bir hayır var sana kotu demelerinde&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Sen bu dünyanın sırrına eremezsin&lt;br /&gt;erenlerin dilini de sökemezsin&lt;br /&gt;öyleyse iç şarabı, cennet et dünyayı&lt;br /&gt;öteki cennete ya girer, ya giremezsin&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;niceleri geldi, neler istediler&lt;br /&gt;sonunda dünyayı bırakıp gittiler&lt;br /&gt;sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?&lt;br /&gt;o gidenler de hep senin gibiydiler&lt;br /&gt; ******
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/20/filografi-sanatı.html</guid>
<title>Filografi Sanatı ?</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/20/filografi-sanatı.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 10:11:17 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/00/ad654711bee31875ef19c5b31595e216.png&quot; id=&quot;media-237069&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;ad654711bee31875ef19c5b31595e216.png&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Filografi Ortadoğu'da doğmuş ve Avrupa'dan Uzakdoğu'ya kadar yayılmış ancak yapımının zor olduğu düşüncesiyle yok olmaya yüz tutmuş bir el sanatıdır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çivi ve Tel… İkisinin maharetli ellerde şekillendiği bir el sanatı; filografi…&lt;br /&gt;Çivilerin arasından tellerin geçirilmesi ile objelere estetik görünüm kazandırılması işlemi olarak tanımlanan filografide, belli örgü teknikleri kullanılarak hat yazıları, simetrik desenler, amblemler, çiçekler ve çizgi film karakterleri panolar haline getirilebiliyor. Yeteri kadar uygulanmadığı için giderek yok olan bir sanattır.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/02/b58164b47941cd0b55a8367b10fec361.jpg&quot; id=&quot;media-237070&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;b58164b47941cd0b55a8367b10fec361.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/sırbistan-da-medine-nin-mucevheri-toplatıldı.html</guid>
<title>Sırbistan'da 'Medine'nin Mücevheri' toplatıldı</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/19/sırbistan-da-medine-nin-mucevheri-toplatıldı.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 12:45:23 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/01/01/a553dfc5f72ca7e564c8e822ba6ef394.jpg&quot; id=&quot;media-236706&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;a553dfc5f72ca7e564c8e822ba6ef394.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Sırbistan'da Amerikalı gazeteci Sherry Jones'un Medine'nin Mücevheri adlı tartışmalı kitabı, Müslümanların uyarısı üzerine toplatıldı. Kitapta, Muhammed Peygamber'in genç yaşta evlendiği eşi Ayşe'yle ilişkisi hikaye ediliyor ve cinsel ayrıntılara yer veriliyor. Amerika'nın ünlü yayınevi Random House, tepkilerden çekinip, kitabı ülkede basmama kararı almıştı. Medine'nin Mücevheri'ni basma kararı alan tek yayımcı, Sırbistan'daydı. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın 1000 kadar Sırpça baskısının yapıldığı ve kitapçılara gönderildiği bildirilmişti. Ancak kitabı dağıtan Sırp şirketi BeoBook kitapçılardan, Medine'nin Mücevheri'ni raflarından kaldırmalarını istedi. Şirketin, ülkedeki Müslüman liderlerin baskısı üzerine böylesi bir karar aldığı belirtiliyor. BeoBook şirketi yetkililileri, kararları sonrası, Sırbistan'da yaşayan Müslümanlardan da özür dilediler. Sırbistan'da, Müslüman cemaatinin önde gelen isimlerinden müftü Muammer Zukorliç Medine'nin Mücevheri adlı kitabı, büyük tepki çeken Muhammed Peygamber'in karikatürleriyle kıyasladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muammer Zukorliç, B 92 Televbizyonu'na yaptığı açıklamada, Medine'nin Mücevheri'ne atfen, &quot;Bu, tüm Müslümanların kutsal değerlerine saygısızlık için içinde herşeyin yapıldığı bir çalışmadır&quot; dedi. Kitabın yazarı Sherry Jones Muhammed Peygamber'in eşiyle harika bir aşk hikayesi olduğunu, Muhammed Peygamber'e saygısızlığının söz konusu olmadığını söylüyor.
</description>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="true">http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/14/filistin-in-hafızasına-veda.html</guid>
<title>'Filistin'in hafızasına' veda</title>
<link>http://bizimgaste.blogspirit.com/archive/2008/08/14/filistin-in-hafızasına-veda.html</link>
<author>noreply@blogspirit.com ()</author>
<category>05-...SANATLAR</category>
<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 11:15:09 +0300</pubDate>
<description>
&lt;div style=&quot;text-align: center&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://bizimgaste.blogspirit.com/media/02/00/4990ea302984f5e26ab975d85f66a188.jpg&quot; id=&quot;media-235170&quot; title=&quot;&quot; alt=&quot;4990ea302984f5e26ab975d85f66a188.jpg&quot; style=&quot;border-width: 0; margin: 0.7em 0;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Filistin tarihinin en büyük şairlerinden Mahmud Derviş, Batı Şeria'nın Ramallah kentinde düzenlenen bir törenle toprağa verildi. Filistinliler hikayelerini anlatan adama veda ediyor. Mahmud Derviş için devlet törenine eş değer bir cenaze töreni düzenlendi. Hafta sonunda ABD'de ölen Derviş için üç günlük ulusal yas ilan eden Özerk Yönetim Başkanı Mahmud Abbas, şairi &quot;tüm Filistinlilerin kahramanı&quot; diye tanımladı. 67 yaşında hayata veda eden Derviş; Filistin deneyimini ve işgal altında hayatı en iyi anlatan isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Derviş'in bu anlamda Filistin kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadığı söyleniyor.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenaze töreninin yapıldığı Ramallah kentinde hayatın durduğu, büyük kalabalıkların tabutun geçişini beklediği belirtiliyor. BBC'nin kentteki muhabiri Alim Makbul, her yaştan ve sınıftan Filistinli'nin şairle kişisel bir bağları olduğunu hissettiğini, hikayelerini kendilerinin anlatamadığı bir şekilde anlatan bu adamla gurur duyduğunu söylüyor. Derviş, Teksas eyaletindeki Houston'da geçirdiği açık kalp ameliyatından sonra ölmüştü. Naaşı Ürdün üzerinden askeri helikopterle Filistin'e götürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AFP ajansına göre Derviş'in naaşını Amman'da 26 kişilik bir birlik karşıladı; Filistin Kurtuluş Ordusu'ndan 12 subay tabutu omuzlarında taşıdı. Yarım saat süren törene Ürdün Kralı Abdullah adına Prens Ali Bin Nayif katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Arafat'ın konuşmasını yazdı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BBC'nin Ramallah'ta konuştuğu bir Filistinli, Mahmud Derviş'i &quot;O Filistin'in hafızasını simgeliyor&quot; sözleriyle anlattı.&lt;br /&gt;&quot;Sonuçta hepimizin insan olduğu ve insanlık adına ortaklaşa çalışmamız gerektiği mesajını vermeye çalıştı.&quot;&lt;br /&gt;Mahmud Derviş'in şiir dinletilerine binlerce kişi katılırdı. Ayrıca pek çok şiiri bestelendi; siyasi konuşmalarda kullanıldı. Muhabirimiz Alim Makbul'e göre kimi dizeleri artık günlük hayatın parçası oldu. Derviş son dönemlerde Filistinliler arasındaki ayrılıkları sert bir dille eleştiriyor, birbirlerine yaptıkları kötülüklerin, dış bir gücün yaptığı kötülüklerden kat kat kötü olduğunu söylüyordu. Yaser Arafat'ın 1974'te BM'de yaptığı ünlü konuşmayı da o yazmıştı: &quot;Bugün bir zeytin dalını ve özgürlük savaşçısının silahını taşıyarak geldim. Zeytin dalının elimden düşmesine izin vermeyin.&quot;
</description>
</item>
</channel>
</rss>