19/08/2008

VANGA KEHANETLERİ !

a6bc11cf3eced09ae756a24baa539024.jpg
Vangelia Pandeva Dimitrova

Donemin, Osmanli Imparatorlugu altinda olan Bulgaristan'da (simdiki konumu ile Makedonya Cumhuriyeti) 30 ocak 1911 de dogdu. 13 yasinda yagmur seline kapilip toprak altinda kaldi ve iki gozu de iltihaplanip kapandi. yani tamamen gorme engelli. gelecegi goruyor fakat kaderi degistiremiyor. Dokundugu herhangi bir nesneyi butun ayrintilariyla tarif edebiliyor, bastigi toprakta yillar once ne olaylar gectigini bilebiliyordu.


turkce kaynak :

http://epik.8m.com/kehanet/madyum.htm

Cocuklugundan beri yaptigi kehanetlerle cevresinde taninan Vanga Dimitrova'nin nami arttikca devletin gercek bir kurumu olarak calismaya baslamistir. Sofya Parapsisizm ve Telkin bilim Kurumu'nda Vanga Dimitrova ile gorusmek isteyenlerin randevulari ayarlanir, sorulan sorular, yapilan aciklamalar ve kehanetler dosyalanmaktadir. Gorusme ucretleri toplanarak parapsikolojik arastirmalari destekleyen devlet butcesine gider. Dimitrova ise devletten aylik maas almaktadir.

1996 yilindan bu yana resmi bir devlet memuru olarak kehanetleri bulunan Dimitrova'nin kehanetlerinin % 80'inin dogru ciktigi saptanmistir. Bu kehanetlerini nasil gerceklestirdigine yonelik calismalar da yilardir devam etmektedir. Kehanette bulunurken etrafinda olusan enerji alanlari, kehanetlerle oteki duyular disi idrak yetenekleri arasindaki iliski, beyninin diger insanlardan farkli calisip calismadigi ve psikolojik durumu surekli inceleme altindadir. Ancak butun bu calismalar belirli bir olgunluga ulasmadigi gerekcesiyle henuz aciklanmamistir.
0b47a63eaac4fd14b88add2a14c72f4c.jpg

orjinal kaynaklar :

http://en.wikipedia.org/wiki/Baba_Vanga

http://ru.wikipedia.org/wiki/%D0%92%D0%B0%D0%BD%D0%B3%D0%B0

1989 yilinda bir rus tv'sine yaptigi konusmada; "iki celik kus, kulelere carpacak gokyuzu aydinlanacak" (11 eylul 2001 saldirisini) ve "Kursk su altinda kalacak ve butun dunya arkasindan aglayacaktir" (1995'de yapilan ve 2000 yilinda batarak 118 rus askerine mezar olan denizalti) diye kehanetlerde bulunmustur. 1940-1945 yillari arasinda da (ki daha ikinci dunya savasi yeni bitmistir) bugunleri anlatan bir kehanetde bulunmustur ki vay halimize...! asagida oldukca ilginc aciklamalari bulunan Baba Vanga'nin kehanetlerinin bazilarinin dogru ciktigini kabul edersek ...!?

isin en aci tarafi da gunumuzde bile devletlerin bu tur kahinlerden, surekli -ama dogru ama yalan- bilgi almasi.
b59bd2885d419ddcd1f1a01a857acaa6.jpg

1989 yilda yapilan bu konusmanin isguzar rus gazeteciler tarafindan kronolojisi cikartilarak yazilmis yazinin bir kismini cevirmeye calisacagim.
2008 - 4 ulkenin 4 devlet baskanina suikast girisiminde bulunulacak ve bu 3.dunya savasinin baslama nedenlerinden biri olacak. dunyada surekli kargasalar yasanacak.

2010 - 3.dunya savasi kasim 2010 da baslayacak ve ekim 2014 yilina kadar surecek.

2011 - Radyoaktif dalgalarinin yogunlasmasi yuzunden hayvanlar ve bitkiler yok olma noktasina gelecek. Musluman ulkeler kimyasal savas ile avrupalilari yok edecek.

2014 - insanligin yarisi deri ve diger organlarin kanser hastaligi ile bogusacak.

2016 - avrupa nufusu yari yariya azalacak.

2018 - dunyanin yeni hakimi Cin'e gececek ve ekonomik olarak Cin cok guclenecek.

2023 - dunyanin yorungesinde hafif bir degisiklik olacak.

2025 - avrupa da nufus daha da azalacak.

2028 - tukenen petrol ve diger yeralti kaynaklarinin yerine yeni bir enerji kaynagi bulunacak.

2043 - Musluman bir devlet yeniden avrupanin tek hukumdari olacak.

2046 - tedavi edilmeyecek organ kalmayacak. gelistirilern yeni buluslarla hatali, hastalikli organin yerine yenisi (birebir) yeniden yapilacak.

2076 - butun dunyada "sinifsiz" komunizm sistemi yerlesecek

2084 - tabiat kendini yenileyecek

2088 - butun hastaliklar bir kac saniyede tedavi edilecek.

2097 - cabuk yaslanmanin onune gecilecek.

2167 - yeni bir din

2299 - fransiz partizanlar islam dinine karsi ayaklanacaklar.

2304 - ay'in sirri (gizemi cozulecek)

3797 - конец света - end of the world - dunyanin sonu... baska bir gezegende insan yapimi yeni bir hayat baslayacak.

12:36 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

29/07/2008

Medyamızda Kim Kimdir ?

a0a9f1e131cb710ec7cad8bbc9b42e3d.jpg
BİR BİLEN Bildiriyor...

Bugün Gazetesi Ve Star Gazetesi Fethullah Gülen Cemaati tarafından iki yıl kadar once satın Alınmıştır..

Bu iki Gazete, Adeta Truva Atı görevinde bulunmakta ve Merkezdeki insanların aklını karıştırmak ve Cemaatlerine ve AKP' ye isındırmak
için kullanılmaktadır..

Bu iki Gazeteye temkinli davranınız. Kamuoyu Bunun Henüz Farkında değil..

Ote Yandan Taraf Gazetesi de Fethullah cemaati tarafından Alkım Yayıncılığa aldırılmış.. Bu Gazete de aynı amaçla kullanılmaktadır..

Bu Gazetenin, daha ziyade,sol kesim uzerinde etki kurması hedeflenmiştir..

Sabah ve Takvim Gazeteleri ile ATV'nin akıbetini zaten biliyorsunuz.

Bunlar da aynı cemaatle bağı olmakla birlikte direkt olarak AKP'nin yayın organı görevini ustlenmektedirler.

Nokta Dergisi, yine Fetullahçılar tarafından satın alınırken ,

Aktüel Dergisi de Çalık Grubunun eline geçmiştir..

Timaş Yayınevi de yine aynı kitapevleri gibi Fetullah Gülen Grubuna aittir..

Bunların bilinmesinde yarar vardır..

18:24 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

20/06/2008

SOL SEÇENEK

d69f6c44f0d7d4d2122e5cea5a454afd.jpg
Başka Bir Türkiye İçin SOL SEÇENEK

FORUM

Konuşmacılar:

- Ufuk Uras (ODP Genel Baskani ve Istanbul Milletvekili)

- Aysel Tugluk (DTP Diyarbakir Milletvekili)

- Vicdan Baykara (Tum Bel-Sen Genel Baskani)

- Nimet Tanrikulu (Insan Haklari Aktivisti, Feminist)

- Yelda Yucel (Iktisatci, Bilgi Universitesi)

- Mithat Sancar (A.U. Ogretim Uyesi, Yazar)

- Necdet Sarac (Yol TV Yayin Kurulu Baskani)

- Erol Katircioglu (Bilgi Universitesi Ogretim Uyesi, Yazar)

- Ibrahim Dogangul (Petrol-Is Sendikasi Yoneticisi)

- Ertugrul Kurkcu (Gazeteci ve Yazar)


Tarih: 22 Haziran 2008 Pazar
Saat: 13.00 - 18.00
Yer: Bilgi Universitesi, Dolapdere Kampusu, BS1 Salonu


Duzenleyen: ODP Istanbul Il Orgutu
Irtibat Tel: 0212 - 361 55 98

13:58 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

23/05/2008

CUMHURİYET GAZETESİ'NİN RİCASI

e826bb6128d94ca1632f811084e24042.jpg
LÜTFEN BUNU BIR KAMPANYA HALINE GETIRELIM VE ILETEBILDIGIMIZ KADAR COK KISIYE ILETELIM VE BU PSIKOLOJIK SAVASI BECERIKSIZ iKTIDARA KARSI BIZ KAZANALIM...

Cumhuriyet

KANALTÜRK HAKKINDA

Bir avuç gözü kara 'deli gönül'ün, varlarini yoklarini ortaya koyup, inandiklarini dile getirip düsündüklerini söyledikleri, AKP'ye sert muhalefet yapilan, ama karsit görüslere de yer veren, birbirinden donanimli ve yetenekli insanlarin, bes aydir maas almadan, özveriyle çalistiklari bir televizyon kanali.
Bir özelligi var: Çok seyrediliyor. Vay sen misin etine buduna bakmadan AKP'ye kafa tutmaya kalkan dendi ve AKP Iktidari, küçücük Kanaltürk'ü 'bitirme' planinda önce Maliye'yi kullandi. Onlarca müfettis bir yildir ablukaya aldi kanali. Yetmedi, reklam verenlere tek tek telefon açtirildi, gözdagi verdirildi. Derken RTÜK sopasi devreye girdi, dünya medya tarihine geçecekcezalar kesildi. Son darbeyi, üç gün boyunca reklam yasagiyla indirdiler. Neymis efendim? Yolsuzluk ve Yoksulluk programinda bir tekzip 20 saniye sonra döndürülmüs. Ama döndürülmüs, hem de gecikmeden dolayi özür dilenerek bir kez daha döndürülmüs. Hiçbir biçimde cezayi hak etmiyor Kanaltürk. Hele 20 saniyelik bir gecikmeye, üç günlük reklam kesintisi, insafsiz bir infaz!

Infazci niçin RTÜK? Çünkü Tuncay Molloveisoglu, ki bence Ugur Mumcu'dan sonra Türkiye'nin en iyi arastirmaci gazetecisidir, Yolsuzluk ve Yoksulluk programinda Almanya'daki Deniz Feneri Dernegi ve Kanal 7'ye yapilan baskinla tutuklanan yöneticilerini gündeme getirdi. Alman polisi,Deniz Feneri'nin 'yoksullara yardim' diye topladigi 14 milyon euro'nun kayip oldugunu ve bu paradan 7 milyon euro'nun Kanal 7'nin Almanya subesi Euro 7'ye aktarildigini tespit etmisti! Ama Tuncay Mollaveisoglu arastirmayi derinlestirince:

RTÜK baskani Zahit Akman'in Kanal 7'nin kuruculari arasinda olup, bu görevinden ancak RTÜK üyesi seçildikten sonra 30 Eylül 2005'te ayrildigive... Kanal 7 hisselerini Alman polisi tarafindan tutuklanan Deniz Feneri Dernegi Baskani Mehmet Gürhan'a devrettigi, iddiasina da ulasti. Hem de belgeleriyle! Belgelerle destekli bu iddia, CHP'li Milletvekili Emin Koç tarafindan meclis gündemine tasindi ve Devlet Bakani Besir Atalay'in önünde soru önergesi olarak duruyor.

Zahid Akman'in RTÜK'ü, iste baskanina yönelik bu yolsuzluk iddiasi yüzünden infaz ediyor, Kanaltürk'ü. Ve iddianin ucu kimbilir kimlere dayaniyor ki kaybolan 14 milyon euro'luk 'yoksul yardim' larinda, AKP Iktidari da Kanaltürk batinca rahat bir soluk alacak.... mi dersiniz ?

Fos büyüklük var, pos büyüklük var. AKP'ninki fos büyüklük. Yoksa bu kadar korkar miydi, küçücük Kanaltürk'ün posundan?

14:55 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

10/05/2008

ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN !

56352d45aed149badc99c473fb88dfcb.jpg

13:11 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

30/04/2008

"Reaya, arabesk ve demokrasi emperyalizmi"

36fd221baea53bec772bf406450b8fd4.gif
"Reaya, arabesk ve demokrasi emperyalizmi"

Rüşdü Paşa

"bazılarınız alim, bazılarınız mülk sahibi. alimlerin mülk sahibi, mülk sahiplerinin de alim olacağı pırıl pırıl bir gün de gelecek."

Baudelaire


Türkiye'de zaman Avrupa'dakinden farklı. Türkiye'nin politik iktisat tarihindeki olaylar, Avrupa'daki olayların bir benzeri değildir.
Bir imparatorluk ve bir akdeniz ülkesi İspanya'da işler yolunda.

İspanyollar iç savaş olayını unutmaya çabalıyorlar. İspanyollar iç savaşta yaşadıklarını unutmadan normal hayatlarına döndüler. İspanya, Avrupa'ya kapalı. İspanya'nın Ab üyesi olması ile kapalılık devam ediyor.

İspanyolların başbakanı kırkyedi yaşında. İspanyol başbakan hayatının çoğunu sosyalist partide geçirdi. Hakkında herhangi bir yetersizlik ve yolsuzluk iddiası yoktur. Başbakan, savunma bakanı olarak bir hamile kadını kabineye aldı. İspanya'da hamile bir kadının savunma bakanı olmasının anlamı olmalı. Anlam, insani anlamdır. İspanyol başbakan, Irak savaşından İspanyol askerlerini çekmişti. Kadın bakan, İspanyol başbakanın ikinci gösterisidir.

İspanya'da demokrasi var mıdır? İspanya, materyal anlamda ve doktrin olarak orta çağdadır. İspanya'da demokrasi yok. İspanya'da hükümetteki parti değişir. İspanyollar Madrid bulvarlarını doldurduklarında hükümet düşer. İspanya'da hükümet bulvar gösterisi ile sona erer. İspanya'da bir hükümet değişikliğinden söz edilebilir. İspanya'da modern olan herşey bir gösteriden ibarettir. İspanya'da demokrasi bir gösteri olarak var. İspanya'da birşey oldu da İspanyollar yurttaş olmadı. İspanyollar değişmedi.

İspanya'da demokrasinin, öteki şeylerle birlikte bir gösteriden ibaret olmasından dolayı İspanyolların herhangi bir rahatsızlığı ise yok. İspanyollar mutlu görünüyor. İspanyol başbakanı ve İspanyol hükümetinden İspanyollar memnundur. İspanya'da demokrasi emperyalizmi hiç yaşanmadı.

Türkiye'de ne oldu sorusu yanıtlanmadan Türkler kendileri için yeni bir yol bulamazlar.

Türkiye'de ne oldu sorusu bir tarih sorusu değildir. Türkiye'de kırk yıl evvel ne oldu sorusu da bir tarih sorusu değildir. Türkiye'de kırk yıl önce ne oldu sorusu ile Türkiye'de bugün ne oluyor sorusu aynıdır. Hangi anlamda? Olan şeylerin sebepleri ve Türkiye'nin şartları anlamında.

Demokrasi emperyalizmi nedir? Demokrasi kelimesi Amerikan emperyalizminin müdahale aracı olarak ortaya çıktı. Kelimenin ortaya çıkışı 1942 yılıdır. Demokrasi kelimesinin Türkiye'de kullanıldığı yıl 1945'dir. 1945'te Amerika, Türkiye'ye geldi.

1950'ler Türklerin hayatında hayali yüksek değerlerin aşağı kültür elemanları tarafından yok edildiği devredir. 1960 darbesi hayali yüksek değerler yanlılarının yeniden ortaya çıkışı olarak sayılmalıdır. Hayali yüksek değerler, yerlilerin ilk hareket programıdır. Aşağı kültürün bir 'realite' olduğu Amerikan varsayımıdır. Demokrasi, Amerikan devletinin Amerikanlaştırmak istediği alanlarda kullandığı bir propaganda aracıdır.

1971 müdahalesi, 1980'in duyurusudur. 1971, yükselmekte olan yerli harekete karşı gerçekleştirildi. 1971 ile birlikte iç savaş başlatıldı. Yerlilerin kötülenmesi ve idarenin etkisizleştirilmesi iç savaşın amacı olmalı.

Türklerde iç savaş 1980'de sona erdirildi. 1980 yılı Türkiye'de üç şeye karşı bir savaştır. Bir: Yerliler. İki: Hukuk. Üç: Üniversite. 1980 savaşı şu ana kadar başarılıdır. Yerliler yabancılaştırıldı, hukuk saldırı altındadır ve üniversite yerine amerikan kuruluşları devrede. Türkiye'de demokrasinin işlememesi meselesinden önce bunların, üç meselenin halledilmesi gerekiyor. Yerliler yerli kimliğe sahip olmalıdırlar. İki:Hukuk inşaa edilmelidir. Üç:Üniversite kurulmalıdır. Amerikan kuruluşlarının tasfiye edilmesi ile birlikte.

Türkiye'de arabesk Özal ile yükseldi.

Beyaz giymeyen Türkler birgün televizyon ekranlarında beyaz takım elbiseli, beyaz gömlekli, beyaz kravatlı başbakan gördüler. Özal'ın Türklere söylediği açıktır: 'Herşey olabilir.' Özal Türklere birşeyler önerdi. Özal'ın önerdikleri Türklerin zaten yaptıklarıdır. Özal, Türkleri meşrulaştırdı. Temsil edilmeyen, nerde olduğu belli olmayan, reaya, sallanan takım Özal'ı tuttu. Hiçbir düzenliliği olmayan, yersiz yurtsuz, köksüz takım kendisini Özal ile normalleştirdi. Özal herşeyden çok bir normalleştiricidir. Özal'ın dört eğilimi birleştirmek görüntüsü, dört eğilim 1980 öncesindeki Ap, Chp, Mhp ve Msp oluyor, Türkleri siyasetsizleştirmeye yönelikti. Özal ile siyasetin sonu geldi.

Sezen Aksu, Özal'ın yardımcısı oldu. Sezen Aksu, "bir yanın herşeye müsait olduğunu" söylediği için bir Özal muavinidir. Türk politikasında, Türk iktisadında bir yan herşeye hep müsait oldu. Özal ile birlikte bir yanın herşeye müsait olması vakası sadece meşrulaşmış olmakla kalmadı, bir sosyal hareket modeli kullanılmaya başlandı.

Özal'ı Özal yapan cümleyi Özal kurdu: 'Ekonomi, siyasal tercihlerle yönetilemez.' Özal, 1980 öncesinde Dünya Bankası'nda görev aldı. Özal'ı Özal yapan cümle dünyayı yöneten lordların geçerli doktrini neo-liberalizme uygundur. Dünyayı yöneten lordlar neo-liberalizm ile işçinin, köylünün, kendi halindeki insanların, gençlerin siyasal alanın dışına atılmasını kararlaştırdılar. Kapitalist sistemin işleyişinde engel sayılan sınıflar tasviye ediliyordu. Özal'ın cümlesi, dünya kapitalist sisteminin lordlarının talepleri ile uygundur. Özal'ın lordların doktirinine olan uyumu Özal'ın Türkiye'yi dışa açması olarak anlatıldı. Gerçek şudur: Özal, Türkiye'yi borçlandırdı. Dünya sisteminin para babaları borç vermek üzere Türkiye'yi seçtiler. Paradan para kazanmak isteyen para babalarının taleplerine uygun olarak Özal, Türkiye hazinesini borçlandırdı.

Yanlış anlaşılmasın. Özal öncesindeki Türk devresi kapitalizm dışı değildir. Türkiye'de devletçilik, bir iktisadi kalkınma modeli değildir. Türkiye'de devletçilik, burjuva sınıfı üretmek programıdır. 1960'lı yıllarda Türkiye'de uygulanan ithal ikameci iktisat modeli, dünya kapitalist sisteminin lordlarının fikridir. Dünya kapitalist sisteminin lordları fikir değiştirdiğinde Türkiye'de model değişiyor.

Arabesk, Türklerin herşeye müsait olan yanları ile hiçbir şeye müsait olmayan öteki yanlarının birlikte görünmesidir.

İktisadi sistemin yok etmeye çalıştığı, hiçbir hakkı olmayan, hiçbir kurum tarafından tanınmayan, makinalardan ve hayvanlardan sonra adı sayılan bir takım olarak reaya kendisine bağışlanan reyini bir miligram altın karşılığında değiştirir.

Kendi partilerinde demokrasi inşaası işine hiç girmeyen parti genel başkanlarının demokrasi kelimesini konuşmalarında kullanmalarının anlamı şudur: 'Yaşasın Amerika!'

12:00 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

25/04/2008

Birlik Dükkanı..

8c7aa270a01963ee5953fee115f04c6d.jpg
Her varlık o dükkanda yoğurulup yapılmakta, orada sergilenmekte, satılmakta; orada yıpranıp gene orada potaya girmekte, yenilenmekte...

Sebepler sonuçları meydana getirmekte; sonuçlar, gene sebepler haline geldiğinde başka sonuçlar belirmekte...

Bu dükkanın bir ucu, dükkanı yapan kudretin eli; öbür ucu, sonsuzluğa dek gitmekte ve gene o kudretin eli sayesinde sonu başlangıç olmakta; her an yaratılmakta...

Bu dükkanın alıcısı, satıcının kendisi...


Mevlana

12:00 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this

18/04/2008

MISKET BOMBALARI YASAKLANSIN!

38d05cfd17444f2f40a6f82a22c3b9d7.jpg
19 NISAN / MISKET BOMBALARINA KARSI / ULUSLARARASI EYLEM GÜNÜ !

Misket Bombalari, Antipersonel Karamayinlari gibi asker, sivil ayrimi yapmayan silahlardir. Ancak anti-personel kara mayinlarindan daha tehlikelidirler: mayinlari harekete geçiren kurbanin bizzat kendisi iken, misket bombalarinda, rüzgar bile onu harekete geçirebilir.


Misket bombasi atildiktan sonra futbol sahasi büyüklügünde bir alana dagilir. Atilan misket bombalarinin yüzde 30'u, yüzde 40'i patlamadan kalir. Güney Lübnan'da 1 milyondan fazla patlamamis misket bombacigi oldugu tahmin edilmektedir.

Misket bombalari da tipki anti-personel karamayinlari gibi etkisini yilllarca sonra da gösterir. ABD'nin Vietnam Savasi sirasinda attigi 10 milyondan fazla misket bombacigi, halen her yil onlarca insanin ölümüne neden olmaktadir.

70'den fazla ülkenin cephaneliginde milyarlarca misket bombacigi bulunmaktadir. Bu bombalar kullanildigi takdirde, karamayini krizinden çok daha vahim bir insani felaket yaratabilir.

Basta çocuklar olmak üzere sivillerin ölümüne ya da sakatlanmasina neden olan misket bombalarinin yasaklanmasi için 19 Nisan'da Galatasaray Meydani'nda bulusuyoruz.

Mayinsiz Bir Türkiye Girisimi

Destekleyenler: Amnesty-Türkiye, Düsünce Suçuna Karsi Girisim, Göç_Der, Fiziksel Engelliler Federasyonu, Irkçiliga ve Milliyetçilige Dur De, IHD Istanbul Subesi, Küresel BAK, Küresel Eylem Grubu, Mazlum-der Istanbul Subesi, SODEV, Türk Tabipleri Birligi, Türkiye Sakatlar Dernegi

13:35 Posted in 02-KORSAN BİLDİRİ | Permalink | Comments (0) | Email this